• Günümüzde, savaşım verilmesi gereken hususların başında sanırım şu veya bu biçimde dokunulmaz (tabu) haline getirilen kavramlar bulunmalı.
  • 8 yaşında, duygusal tosbik bir oğlan çocuğu takip ediyorum. Annesi biraz kuralcı ve koruyucu. Bunun da etkisiyle çocuk, yaşıtlarına göre duygusal olarak immatür. Evde tabu olduğu için okulda, dışarıda birisinin küfür ettiğini duyunca çok rahatsız oluyor. Evde küfür yarışı önermiştim.
    Kontrole geldiler...
    Anneyi odadan çıkarıp kapıyı kapatmışlar, babayla birlikte sırayla bildikleri küfürleri söylemişler.
    Anne burada müdehale etme gereği duydu: küfür değil argo sözler yarıştırdınız di mi, diye.
    Annenin bu düzeltmesini görmezden gelerek, sen ne küfür ettin ilk diye sordum.
    - "Ananız kim!" diye bombayı bıraktı çocuk ve aynı anda anne iki eliyle ağzını kapattı, muhtemelen dilini yuttu ve birkaç saniye nefes alamadığı için morarmaya başladı.
    - Ben duymamistim bunları, duysaydım müdehale ederdim, diye günah çıkardı anne.
    - Ne hissettin peki, şimdi nasıl hissediyorsun diye sordum çocuğa.
    - Öyle rahatladım ki şu an soyunup (montsuz) dışarı çıkabilir, karlara yatabilirim, dedi.
    Beraber güldük ve iyileşmenin tadına vardık.
    ...
    Gitmeden çocuk ve annesi arasında şöyle bir muhabbet geçti:
    - (Şakayla karışık) İnatsın anne, inatsın!
    - (Hayretle ve meydan okurca) Sen nesin peki?
    - (Kendinden emin) Romantiğim ben. :) :) :)
  • 484 syf.
    ·1 günde·Beğendi·10/10
    Yazar ara ara bazı uygulamaların Türklere başka toplumlardan girmiş olabileceğini söyleyip köken arayışına giderek beni sinir etse ve bazı sayfaların yanına ufak hakaretler yazmama sebep olsa da bu alanda yapılmış en iyi çalışmayı sunmuş. Zaten ilk derleme çalışmalarını yapan kişilerden kendisi. Sonraki birçok türkolog, teolog vs. kendisinden alıntılayarak kitap çıkarmıştır. Diğer Türk mitolojisi ve Şamanizm kitaplarından ayrı bir yerde tutuyorum çünkü birçok Türk ve akraba halktan örnekler vererek neredeyse her inanç pratiğinin tüm varyantlarını vermeye çalışmış. Diğer birçok sözde türkolog veya mitolog gibi Türk mitolojisini "bozkurt"tan ibaret saymıyor, hatta pekçok romantiğin taşa tutacağı şeyler sunuyor. En sevdiğim bölüm öteki dünya ve av bölümü oldu, bir de çocuk sahibi olamayan kişilere şamanın yaptığı sağaltımlar oldu. Av için ayrılan bölümde Türklerin ne kadar saf de doğacı oldukları görülmektedir. Ufak bir örnek vererek bitireyim de siz de meraktan okuyun. Örneğin ayı da Türk mitolojisinde kutsal hayvanlardan biridir ( adı tabu kabul edildiği için direkt söylenmez, bu Anadolu'da bile hâlâ böyledir kocaoğlan denir) ve avlanmaktan kaçınılır. Avlanması mecbursa onu avlayan kişiler giyisilerini tütsülerler, ateşten atlarlar ( arınma biçimidir bizde, nevruzda atlanması da bu yüzden) vs. en sonunda ayının ölüsüne " ant olsun ki seni biz vurmadık, bak şu "x" halkından biri vurdu, seni vuran ok "y" halkının okuydu" gibi şeyler söyleyerek özür dilerler. Avladıkları hayvanların gazabından korunmak için de av hayvanını çadırın kapısından sokmazlar arkadan bir yeri kaldırıp oradan sokarlar ki hayvanın ruhu gelip intikam almasın. İyi okumalar.
  • “Çıkarılan tabletlerde anal seksin tabu olarak nitelendiğini gösterecek hiçbir iz yoktur. ‘Entu-rahibeleri’ hamileliği önlemek için tapınaklarda zaman zaman bu yolu da denemişlerdir. Cinsel ilişki, oluştuğu günden beri evreni yöneten tanrısal yasalardan sayıldığı için, homoseksüellik bile kutsal sayılırdı. Önemli olan cinselliği hissetmekti. Bu nedenle mastürbasyon da teşvik edilirdi. Öyle ki, tek başına yaşanan cinsellik sürecinde erkekler kolay ereksiyon olsun diye -puru yağı- denen bir madde kullanılırdı. Bilim adamları bu yağın son derece uyarıcı olan manyetik özelliği olan demir zerrecikleri ihtiva etmekte olduğuna inanmaktalar.” Sarah Dening, The Mythology of Sex.
  • Muhammed şöyle der:
    — “İsrailoğulları’ndan bir topluluk yitiktir. Ne yaptıkları, başlarına ne geldiği de bilinmiyor. Ben bunların, kesinlikle SIÇANLARA DÖNÜŞTÜRÜLDÜKLERİ görüşündeyim. Bakıp görmez misin ki sıçanların önüne deve sütü konulduğunda hiç içmezler de, koyun sütü konulduğunda içerler.”

    Demek ki Muhammed’e göre bugün görülen sıçanlar, İsrailoğulları’ndan hayvana dönüştürülenlerden. Muhammed, sıçanların koyun sütü içtikleri halde, “deve ve sütü” içmemelerinden bu sonuca vardığını belirtiyor! Peki sıçanların “deve sütü”nü içmemelerini neden bu yolda bir kanıt sayıyor Muhammed?

    İsrailoğulları’nda “deve” (tabu olduğu için) etiyle, sütüyle haramdı da ondan. Yani, “Sıçanlar da İsrailoğulları’ndan oldukları için yasak olan deve sütünü içmiyorlar...” demek istiyor.
  • "Mastürbasyonun geleneksel olarak tabu sayılmasının nedeni sağlığa zararlı olması değildir - yalnızca güvenli seks değil, güvenli ensesttir de mastürbasyon. Kanuna aykırı olması da değildir. Mastürbasyonun tabu sayılması, seksin gerçeğinin tam da bu olduğunu, yani kendi başımıza yaptığımız bir şey olduğunu keşfetmekten korkmamızdandır. Sevgililerimizin bize kendi erotik hezeyanlarımızı hatırlatmak için birer sufleden, birer ipucundan ibaret olduklarını, başka bir yerle bağlantı kurmamızı sağlayan insanlar olduklarını keşfetmekten korkmamızdandır. "