Tacettin Çetin

7/10
·176 syf.··
2025 44. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2025 22:31
Mükelleflik: İkinci Dünya Savaşı sonrasında Zonguldak köylülerinin maden ocaklarında çalışma yükümlülüğü. Romanda bu konu işlenmiş. Daha önce aynı konuyu işleyen, Mustafa Şahin'in "Kasımveresiye" kitabını okumuştum. O kitapta ocağa gidenlerin geriye bıraktığı eş ve çocuklarının yaşadığı sıkıntılar anlatılıyordu. İrfan Yalçın ise ocağa çalışmaya gidenlerin yaşadığı sıkıntıları (Aslında yaşadıkları zulmü desek daha doğru olur) anlatıyor. Romanın en dikkat çeken kahramanı Anşa. İki oğlunu ve kocasını madene göndermiş, onlara yapılan eziyete tek ses çıkaran kişi. Güçlü kişiliği "Irazca"yı çağrıştırıyor. Yazar söylemek istediklerini ona söyletiyor. Ezen (jandarma eliyle devlet/hükümet) ve ezilenin (milletin efendisi köylü) hikayesi. Devletin jandarma eliyle nasıl bir zulme dönüştüğünü, eline yetkiyi geçirenin nasıl aşağılık zalimlere dönüştüğünü, parası olanların da (Bunlar genelde muhtarlar) kendi çocukları için ocakta çalışamaz raporu aldıklarını okuyoruz. Devleti temsil eden tarafta ilaç için de olsa bir tane iyi karakter yok. Köylü de ise sinir bozucu bir kadere boyun eğme anlayışı var. (Anşa hariç). O yıllarda sadece Zonguldak/Çaycuma'da değil ülkenin birçok yerinde aynı zulüm yaşanmış ki bir Kütahya türküsünde şöyle diyor: "Mükellef ilan oldu gelin dediler Cehennem deliğine girin dediler Yeni de kartımı aman elime de verdiler Aman da beyim vay efendim bu nasıl emir Kapandı kapılar sürüldü demir" Not: Türküyü Nazlı Öksüz'den dinleyebilirsiniz, gayet güzel ve dokunaklı söylemiş.
Ölümün Ağzıİrfan Yalçın · H2o Kitap · 2020168 okunma
Reklam

Tacettin Çetin

, bir kitap okudu
7/10
·176 syf.··
7 saatte okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2025 22:31
·
2025 44. kitabı
İrfan Yalçın
8.7/10 · 168 okunma
8/10
·216 syf.··
2025 43. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2025 23:34
Adını İskender Doğan'ın bir zamanlar oldukça popüler olan şarkısından alıyor. Hatta İskender Doğan kitapta bir kuru temizlemeci olarak karşımıza çıkıyor ve baskahramanın sıkıştığı yerde onun ufkunu açacak şeyler söylüyor. Roman aslında bir zaman yolculuğunu anlatıyor. Bu da beraberinde gerçeküstü ve gerçeğin birbirine karışmasını getiriyor. Kahramanımız Aziz geçmişte yaşadığı kırk günü tekrar yaşıyor. Bir yanda tiyatro yapmaya çalışan ama bir türlü sahneye koymayı beceremeyen ve kendi aralarında devrimcilik oynayan Boğaziçili gençler. (Bunlara yönelik eleştiriyi Abdül'ün ağzından okuyoruz. ) Öbür yanda işlenen bir cinayet var ama katili bulmak için çok merak etmiyorsunuz. Çünkü Aziz'in yaşadıkları okuru daha çok sarıyor. Cinayet olay örgüsü içinde bir çeşniye dönüşüyor. İkinci çeşni ise ülkedeki siyasi dönüşüme yönelik anlatılanlar. Burada bilinenden farklı bir şey söylenmiyor. Okuması keyifli, okuru yormuyor. Yer yer psikolojik çözümlemeler yapılan bölümler var orada biraz daha dikkat gerekebilir. Alper Canıgüz'ün okuduğum üçüncü kitabı. Ben okurken büyük keyif aldım bu demektir ki diğer kitaplarını da okuyacağım.
Kan ve GülAlper Canıgüz · April Yayıncılık · 20178,9bin okunma

Tacettin Çetin

, bir kitap okudu
8/10
·216 syf.··
4 saatte okudu
·
2025 43. kitabı
Alper Canıgüz
8.2/10 · 8,9bin okunma
Ama en büyük ruh hastalarının adalet duygusu aşırı gelişmiş olanlardan çıktığını biliyorum. Adaleti, kıymeti kendinden menkul, hastalıklı bir haklılık duygusuyla karıştırır, o "yüksek ideallerini" gerçekleştirmek için her yolu mübah görürler.
Sayfa 179·Kitabı okudu
Reklam