içerimde öldürülmüş onca kelime dahil onca hissiyatın arasında birtakım kurtuluş çabalarının kiri-pası, bu kadar kolay da temizlenemezdi, afedersin, alkol bir bahane değildir. bilinçaltı gerçektir, gözlerini kapattığında sayıkladığın kelimeler, ne yazacağını bilmediğin anlarda yazabilmen için imkan verildiğinde dökülen her bir kelime bir gerçekliktir nezdimde. beni özgür bırakırsanız ağzımdan dökülecek yegâne cümledir; eğer ölürsem, bu tertemiz bir fırsat.
yarın yine bir mektup yazacağım sana ama yine kendi adresime postalayıp, benden geldiğini görünce zarfı açmadan çöpe atacağım. sen olsan böyle yapardın çünkü.
aslen kurtulmak da istenmiyor çıldırmaktan. gecenin köründe bir rüyanın ortasında kan ter içerisinde uyanıp camdan sarkarak sigara içmelerin önüne geçse kafi gibi. geçmese de olsun, hatıradır. hatıraya saygısızlık edilmez, ilk ağlamandan son ağlamana aradan geçmiş tüm ıstırabın acısını tek öğünde yarım şişe rakıdan geçirir temizleyip atarsın vücudundan tekrar yaşamamak üzere, akıllarda öğlen vakti "sokak ortasında atılmış sarhoş narası" kalır. rakımından kaldırım taşına ezbere bildiğim şehirde ayağım taşa takılmaz benim. nasıl da düştüm yere! düştüğüm yerde izlediğim git gide uzaklaşan gölgenin peşine kalkışım var ayağa ki sorma.
hiçbir anlam ifade etmedi.