Paris'te bulvarları, pasajları, kahveleri dolduran kalabalığın içinde suda balık gibiydi Baudelaire, oysa bu dar otel odasında kendini kafese kapatılmış gibi duyumsuyordu. Bir bakıma, kendini cezalandırdığını da söyleyebiliriz. Bir yargıç, çoğu kez de eli kırbaçlı bir kadındı hayat. Onu aşağıya, hep aşağıya, kendi uçurumuna doğru çekiyor, şeytanla işbirliğine zorluyordu. Paris'te tanımadığı çehrelerin, anonim insanların arasında kaybolmak kolaydı.