İkaros labirentten kurtulup babasıyla güneşe doğru yükselirken dünyayı, dağ ve koyakları son kez seyrettiğini; suya, toprağa, ateş ve gün ışığına bir daha dokunamayacağını bilmiyordu. Bu yüzden, gövdesine balmumuyla yapıştırılmış kanatlarını çırparak alabildiğine yükseldi gökyüzünde. Ama, ne özgürlüğün sevinci ne de güneşin göz kamaştırıcı ışığı başını döndürmüştü. Yükselme,hep daha yükseklere çıkma tutkusuna da kapılmamıştı bir an olsun. Babası Daidalos, alçaktan uçarsa nemli havanın kanatlarını ağırlaştıracağını, çok yükseğe çıkarsa güneşin balmumunu eritip kanatlarını yakacağını söylemişti. Tam ölçüyü bulmak, bir kez havalandıktan sonra göğün mavisinde yükselmeden uçmak insanın elindeymiş gibi.