Tahsin Gün

Büyük Ayna Oteli
İkaros labirentten kurtulup babasıyla güneşe doğru yükselirken dünyayı, dağ ve koyakları son kez seyrettiğini; suya, toprağa, ateş ve gün ışığına bir daha dokunamayacağını bilmiyordu. Bu yüzden, gövdesine balmumuyla yapıştırılmış kanatlarını çırparak alabildiğine yükseldi gökyüzünde. Ama, ne özgürlüğün sevinci ne de güneşin göz kamaştırıcı ışığı başını döndürmüştü. Yükselme,hep daha yükseklere çıkma tutkusuna da kapılmamıştı bir an olsun. Babası Daidalos, alçaktan uçarsa nemli havanın kanatlarını ağırlaştıracağını, çok yükseğe çıkarsa güneşin balmumunu eritip kanatlarını yakacağını söylemişti. Tam ölçüyü bulmak, bir kez havalandıktan sonra göğün mavisinde yükselmeden uçmak insanın elindeymiş gibi.
Sayfa 11 - Doğan Kitapçılık, 1. Baskı, şubat 2005·Kitabı okudu
Reklam
Krallar büyük yatırımlara girişip varını yoğunu kaybeder, soylular kendi aralarında savaşarak bitip tükenir, avam ise ticaretle zenginleşir. Para, devlet işlerinde etkisini göstermeye başlar. Ticari faaliyet artık güce erişmenin yeni bir yolu olmuştur, dolayısıyla sermaye sahipleri kâh hor görülen kâh pohpohlanan bir siyasal güç haline gelir.
Sayfa 13 - De la démocratie en Amérique, Les éditions Gallimard, 1992 Can Klâsik, Düşünce, Fransızca aslından çeviren: İnci Malak Uysal, 5. basım: Aralık 2021, İstanbul·Kitabı okuyor
Alexis de Tocqueville
Toplum zaman içinde daha uygar ve daha istikrarlı bir hale gelirken insanlar arasındaki farklı ilişkiler de sayıca artar ve karmaşıklaşır. Medeni kanunlara olan ihtiyaç kendini güçlü bir şekilde hissettirir. O zaman hukukçular ortaya çıkar; karanlık mahkeme salonlarından ve mahkeme kalemlerinin tozlu köşelerinden çıkıp prensin sarayında, kakım kürklere sarınmış kılıçlı, kalkanlı feodal baronların yanında yerlerini alırlar.
Sayfa 12 - De la démocratie en Amérique, Les éditions Gallimard, 1992 Can Klâsik, Düşünce, Fransızca aslından çeviren: İnci Malak Uysal, 5. basım: Aralık 2021, İstanbul·Kitabı okuyor
Alexis de Tocqueville
Ancak sonra ruhban sınıfının siyasal gücünün temeli atılır ve bu güç kısa sürede yayılır. Ruhban sınıfı saflarını yoksulundan zenginine, soyludan avama herkese açar; eşitlik Kilise yoluyla hükümete nüfuz etmeye başlar ve ezelî ebedî bir kölelik içinde serf olarak sürünecek biri, rahip olup soyluların arasındaki yerini alır ve çoğu zaman kralların bile üstüne çıkar.
Sayfa 12 - De la démocratie en Amérique, Les éditions Gallimard, 1992 Can Klâsik, Düşünce, Fransızca aslından çeviren: İnci Malak Uysal, 5. basım: Aralık 2021, İstanbul·Kitabı okuyor
Alexis de Tocqueville
Giriş (3)
Bir anlığına Fransa'nın yedi yüz yıl önceki haline gitmek istiyorum: Ülke, toprağı sahibi olup o topraklar üzerinde yaşayanları yöneten az sayıda aile arasında paylaşılmıştı, dolayısıyla hükmetme hakkı da miras yoluyla nesilden nesle aktarılıyordu, insanların birbirleri üzerinde ancak zor yoluyla etki edebiliyordu ve gücün tek kökeninin arazi mülkiyeti olduğu görülüyordu.
Sayfa 12 - De la démocratie en Amérique, Les éditions Gallimard, 1992 Can Klâsik, Düşünce, Fransızca aslından çeviren: İnci Malak Uysal, 5. basım: Aralık 2021, İstanbul·Kitabı okuyor
Alexis de Tocqueville
Reklam