AA Haber
Fikir adamı, şair ve yazar Necip Fazıl Kısakürek, doğumunun 114. yılında "Şiirin, Düşüncenin, Davanın Zirvesi" konferansında yad edilecek.

Birlik Vakfı İstanbul Şubesi tarafından düzenlenen etkinlik, 26 Mayıs'ta Fatih'te Milli Türk Talebe Birliği (MTTB) Konferans Salonu'nda, saat 16.00'da başlayacak.

Kısakürek ile birlikte çalışma şansı bulan eğitimci, yazar Muzaffer Doğan ile araştırmacı, yazar Dr. Şakir Diclehan, hatıralarını paylaşacak ve Kısakürek'in dava anlayışının günümüze yansımalarını değerlendirecek.

Muhabir: Hilal Uştuk

Gökçe Hatun Yılmaz, bir alıntı ekledi.
25 May 00:45 · Kitabı okuyor

Ayşe'nin dost kalblere ihtiyacı vardı. Kendisi için fenalık istemeyen insanlara hasretti. Böyle bir kalb taşıyan insan bir talebe bile olsa makbuldü. Yeter ki menfaatsiz olarak dostluk duygularını beslesin.

Ruh Adam, Hüseyin Nihal Atsız (Sayfa 52)Ruh Adam, Hüseyin Nihal Atsız (Sayfa 52)

Bazı insanlar çok rahat
İddiası olmayan sınanmaz
Kim kendini hangi özellikle nitelerse
O özelliğe göre imtihana tabi olur
İhya = Dirilmek
Dirilmek ise hayat
Hayatın zıddı, etkisizlik
Munkız = Kurtaran
Gazali nin
“ el munkızi min ed dalal “ eseri,
Açılımı , ihya
Bizi ne kurtaracak ?
Vahiy – Rasul – Akıl – İnsan tecrübeleri,
Her meslek erbabı kişiye güven verir
Talebe = Talep eden
Zihinsel olarak talebeyiz
Ey soru soran
Ben senden iyi durumda değilim
Sahicilik, en ileri eleştiri
Sahicilik, İhlas tır
İhlas,
Kimseyi dikkate almadan Kendindekini konuşmak,
Kimse yokmuş gibi hakikate bakmak
Her birimizin zihninde tecrübeler var
Futuhul ibare = Sözün açılmasıdır
Her kelimenin gerçek manasına ulaşmalıyız
Doğrular ayakta tutulmalı
Bir ana fikirde toplanmalı
Ve İHYA
Bütünlük sağlanmalı
Kemalât = Bilmek- yaşamak- Ahlaklı olmak
Önce dert anlaşılacak
Temel kavramlar netleşecek
Dönüştürecek bilgi külli bilgidir
Bilgi – Eylem arasında fark olmayacak
Marifet, eylemin kendisinden çıkar
Cömertlik dendiğinde,
Cesaret dendiğinde,
Alim dendiğinde,
Adalet dendiğinde,
Bilmemiz ile olmamız eşit olacak
Kötülük ise bilgisizlik ve olmamaktır

Yol notları,

Bazı insanlar çok rahat
İddiası olmayan sınanmaz
Kim kendini hangi özellikle nitelerse
O özelliğe göre imtihana tabi olur
İhya = Dirilmek
Dirilmek ise hayat
Hayatın zıddı, etkisizlik
Munkız = Kurtaran
Gazali nin
“ el munkızi min ed dalal “ eseri,
Açılımı , ihya
Bizi ne kurtaracak ?
Vahiy – Rasul – Akıl – İnsan tecrübeleri,
Her meslek erbabı kişiye güven verir
Talebe = Talep eden
Zihinsel olarak talebeyiz
Ey soru soran
Ben senden iyi durumda değilim
Sahicilik, en ileri eleştiri
Sahicilik, İhlas tır
İhlas,
Kimseyi dikkate almadan Kendindekini konuşmak,
Kimse yokmuş gibi hakikate bakmak
Her birimizin zihninde tecrübeler var
Futuhul ibare = Sözün açılmasıdır
Her kelimenin gerçek manasına ulaşmalıyız
Doğrular ayakta tutulmalı
Bir ana fikirde toplanmalı
Ve İHYA
Bütünlük sağlanmalı
Kemalât = Bilmek- yaşamak- Ahlaklı olmak
Önce dert anlaşılacak
Temel kavramlar netleşecek
Dönüştürecek bilgi külli bilgidir
Bilgi – Eylem arasında fark olmayacak
Marifet, eylemin kendisinden çıkar
Cömertlik dendiğinde,
Cesaret dendiğinde,
Alim dendiğinde,
Adalet dendiğinde,
Bilmemiz ile olmamız eşit olacak
Kötülük ise bilgisizlik ve olmamaktır

Yol notları,

Büşranur Bayındır, bir alıntı ekledi.
23 May 13:42 · Kitabı okudu · Puan vermedi

İlk sinyalin farkedilmesi kolaydır. Yapmak istemediğimizi bildiğimiz bir talebe itaat etmek zorunda kaldığımızda bunu tam midemizde hissederiz.

İknanın Psikolojisi, Robert B. Cialdini (Sayfa 148)İknanın Psikolojisi, Robert B. Cialdini (Sayfa 148)

SizIeri bir kıvılcım olarak yolluyorum, alevler olarak geri dönmelisiniz."
İstanbul Üniversitesi'nde öğrenci olduğum sıralar, okul duvarında bir ilan gördüm: 'Avrupa'ya talebe
yollanacaktır. "Allah Allah, dedim! Ülke yıkık dökük, her yer virane, Lozan yeni imzalanmış, bu durumda
Avrupa'ya talebe... Lüks gibi gelen bir şey...Ama bir
şansımı denemek istedim. 150 kişi içinden 11 kişi
seçilmişiz. Benim ismimin yanına Atatürk, "Berlin
Üniversitesi'ne gitsin.” diye yazmış....Vakit geldi, Sirkeci Garı 'ndayım; ama kafam çok karışık.Gitsem mi, kalsam mı? Beni orada unuturlar mı? Para yollarlar mı? Tam gitmemeye karar verdiğim, geri döndüğüm sırada bir posta müvezzi ismimi çağırdı.”Mahmut Sadi! Mahmut Sadi! Bir telgrafın var.""Benim" dedim. Telgrafı açtım, aynen şunlar yazıyordu:"SizIeri bir kıvılcım
olarak yolluyorum, alevler olarak geri dönmelisiniz."
İmza:Mustafa Kemal Okuyunca düşündüklerimden olağanüstü utandım. Şimdi gel de gitme, git de çalışma, dön de bu ülke için canını verme.” dedim.”Düşünün 1923'te o kadar işinin arasında 11 öğrencinin nerde, ne zaman, ne hissettiğini sezebilen, ona göre telgraf çeken bir liderin önderliğinde bu ülke için can verilmez mi?”Çok başarılı oldum. Ülkeme alev olarak döndüm. önce İstanbul Üniversitesi Genel ve Beşeri Fizyoloji Enstitüsiînü kurdum.Kürsü başkanı oldum. Daha sonra ülkemin başbakanlığını yaptım. Ben kim miyim?Ben sadece iki satırlık bir telgrafın yarattığı bilim adamıyım..

Ord. Prof. Dr. Sadi Irmak

A. Levent IŞIK, bir alıntı ekledi.
19 May 21:40 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · Puan vermedi

Rehberler, özellikle de üstat rehberler kompleks varlıklardır. Ruhun farkındalık seviyesi bir dereceye kadar ona atanan rehberin ilerlemişlik derecesini belirler. Esasında, belirli bir rehberin olgunluğunun, bu öğretmenlerin yönetimleri altında yalnızca tek bir talebe mi yoksa birçokları mı olduğuyla ilgisi vardır. Kıdemli ve daha üst derecedeki rehberler genellikle ruh dünyasında ve yeryüzünde bütün bir ruhlar grubuyla çalışırlar. Bu rehberlerin yanında onlara asistanlık yapan varlıklar vardır. Görebildiğim kadarıyla her ruh grubunun yetişmesini sağlayan bir ya da birden fazla, çoğunlukla da yeni öğretmenleri vardır. Sonuç olarak bazı kişilerin onlara yardımcı olan birden fazla rehberi vardır...

Ruhların Yolculuğu, Michael NewtonRuhların Yolculuğu, Michael Newton
İsa ©, bir alıntı ekledi.
18 May 20:46 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Devrimden önce her şey çabaydı; sonrasında her şey talebe dönüştü.

Aforizmalar, Johann Wolfgang Von GoetheAforizmalar, Johann Wolfgang Von Goethe

Hadis-i Şerif :
Dünya ve onun içinde olan şeyler değersizdir. Sadece Allâh'ı zikretmek ve O'na yaklaştıran şeylerle, ilim (mârifet ilmi) öğreten âlim ve (Hakk'a lâyıkıyla kul olmak için) tahsil gören talebe bundan müstesnâdır. - (Tirmizî, Zühd,14)

Nurullah Alıcı, bir alıntı ekledi.
 18 May 00:54

talebelerinden birine daha çok ilgi gösteren Mürşide bu ilginin sebebi sorulmuş,O da sebebini açıklamak için talebelerinden her birinin eline bir kuş verir ve kimsenin görmediği yerde kesip getirmelerini söyler.
Hepsi de tenha bir yerde kuşları kesip gelirler.Mursidin talebesi ise kuşu kesmeden sağ olarak getirir.Üstadı niçin kesmeden getirdiğini sorunca,talebe,"Siz kimsenin görmediği bir yerde kesmemi söylemiştiniz ,fakat ben oyle bir yer bulamadım",der,çünkü Allah heryerde hazır ve nazırdır.

Tasavvuf İlmine Dair - Kuşeyri Risalesi, Süleyman  Uludağ (Sayfa 486)Tasavvuf İlmine Dair - Kuşeyri Risalesi, Süleyman Uludağ (Sayfa 486)