Kronoloji Hatası
Nüfus müdürlüğünün verdiği yirmi yıllık mühür, masadaki öğrenci kimliğinin üzerinde duruyor. Koridorda yürürken, topuklarımın çıkardığı ses otuzlarında bir kadının aceleciliğini taşıyor; ancak amfi kapısının koluna uzanan parmaklarımda, henüz on bir yaşında, ödevini evde unutmuş bir çocuğun o tanıdık el titremesi var. Üç farklı yaş grubu, tek bir bedenin dar sınırları içinde, birbirinin yollarını keserek ilerliyor. Geçen akşam, fakülte çıkışındaki o kalabalık masada, herkes masadaki gürültüye ritim tutarken masanın altındaki bacağımla ben de tempoya katıldım. Dudaklarım, odadaki genel kahkaha frekansına uygun bir açıyla yukarı kıvrıldı. O sırada gözüm, masadaki su bardağının kenarında biriken damlalara takıldı. Bardak terliyordu, dışarıdaki havaya uyum sağlamaya çalışıyordu ama içi hâlâ tamamen kendi soğukluğuna sahipti. Masadaki konuşmanın neresinde olduğumu unuttum. Gövdem, sandalyede doğru açıyla oturmaya devam etti; adımı çağırsalar bakacaktım, ancak o an kimliksiz ve adresten muaf bir nesne gibi odanın dekoruna dahil olmaktan başka bir bağım yoktu orada bulunmakla. Çocukluğun dikey çizgisi ile yetişkinliğin yatay çizgisi birbiriyle kesişmediğinde, ortaya çıkan şey bir büyüme hikayesi olmuyor. Sadece, vaktinden sonra açılmış bir ambalajın içindeki o bayat, tözünü kaybetmiş hava kalıyor geriye. Odadaki lambayı kapatıp yatağın kenarına oturduğumda, duvarların mesafesi ne daralıyor ne genişliyor. Ne bir isyan ne de bir talep var. Sadece, saati kurulmamış bir odada, akreple yelkovanın keyfi hareketlerini izleyen bir çift göz.
Her yanık olayında otomatik olarak tazminata hükmedileceği anlamına gelmez. Genel olarak bu tür kararların anlamı,lazer epilasyon hizmeti sırasında kişinin vücudunda yanık oluşması ve bunun işletmenin kusurundan kaynaklanması halinde,mağdurun yalnızca maddi zararlarını değil,yaşadığı acı,üzüntü ve estetik zarar nedeniyle manevi tazminat da talep edebileceğidir.
1000Kitap
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
`black mirror` , modern toplumun karanlık yönlerini, teknolojinin etkilerini ve insan psikolojisini keşfeden bir antoloji dizisidir. her bölüm bağımsız bir hikâye anlatır.insan doğası, ahlak, toplum ve teknolojinin etkilerini sorgulayan, çoğu zaman karanlık ve düşündürücü hikayeler ama mükemmelle yakın etkililiyici ve istisnasız herkesin izlemesini öneririm . `` 1. sezon (2011)`` ``1. the national anthem ` /`ulusal marş` ingiltere prensesi kaçırılır ve kaçıran kişi, başbakan michael callow'dan ulusal televizyonda bir domuzla cinsel ilişkiye girmesini talep eder. hükümet ve halk arasında yaşanan kaos, medya etkisi ve ahlaki soruların işlendiği çarpıcı bir hikaye. `2`.`fifteen million merits`/`` 15 milyon değer` distopik bir dünyada, insanlar pedal çevirerek enerji üretir ve kazandıkları “kredi”lerle yaşamlarını sürdürür. bing adlı bir adam, aşık olduğu abi'nin bir yetenek yarışmasında ünlü olması için tüm birikimini harcar, ancak sistemin acımasız gerçekleriyle yüzleşir. `3. the entire history of you` /`tüm geçmişin` her anın kaydedildiği ve izlenebildiği bir teknolojiyle, insanlar geçmişlerini yeniden yaşayabilir. liam adlı bir adam, bu teknolojiyi kullanarak eşinin sadakatsiz olup olmadığını öğrenmeye çalışır ve saplantı haline getirir. ilişkilerde güvensizlik ve mahremiyet temaları ele alınır. `` 2. sezon (2013)`` `1. be right back `/ `hemen döneceğim` martha, sevgilisi ash'i bir kazada kaybeder. teknoloji sayesinde, ash'in sosyal medya ve mesajlarından oluşturulan bir yapay zeka versiyonunu kullanmaya başlar. bu “ash”, zamanla daha gerçekçi bir form alır, ancak martha'nın kaybıyla yüzleşmesi karmaşıklaşır. `2. white bear` / `beyaz ayı` bir kadın, hafızasını kaybetmiş şekilde bir dünyada uyanır ve sürekli kaçmak zorunda kalır. ancak hikaye, izleyiciyi şok
Gezdim halep ile şam'ı Eyledim ilim talep Meğer ilim bir hiçmiş İllâ edep,illâ edep Girdim ilim meclisine Eyledim kıldım talep Dediler ilim geride İllâ edep,illâ edep. ~Yunus emre
"Ataerkinin erkekten talep ettiği ilk şiddet edimi kadınlara yönelik değildir. Tüm erkeklerden kendi ruhlarını sakatlamalarını, duygusal yönden öldürmelerini ister önce." Bell Hooks
1000Kitap
"Sükutun Sesi" ve cehaletin küstahlığı...
Argoda kullanılan "ağzı olan konuşuyor" tabirinden pek hoşlanmam, amma öyle bir çağı idrak ediyoruz ki, kitabının kapağını bir ömür açmamış, mürekkep okkasını dahi eline almamış, bakkaldan satın aldığı icazet ile makam-mevki işgal etmiş, isminin sol tarafında yer alan kısaltılmış harflerden ibaret ünvan ve rütbelerle şahsiyet bulduğunu zanneden güruh amip gibi çoğalıp duruyor her mahfilde her mecrada...üstüne üstlük bir de, ömrünü ilim tahsiline hasretmiş, talebeliğini bir ömür sürdüren ilim, hikmet ve irfan ehline akıl vermeye, yol yordam göstermeye, nerden (ç)aldığı belli aforizmalarla felsefe öğretmeye kalkmazlar mı ? Hasbünallahü velnimel vekil... Bahse konu bu güruh, cehaletin en tehlikeli türevi olan "cehl-i mürekkep" (bilmediğini bilmeyen ve bilmediğini de din gibi savunan) hastalığının günümüzdeki canlı örneğidir, şimdi mevzubahis kelâmın arkasını getirmeye çalışalım: Cehaletin küstahlığı var ki....İsminin önüne dizdiği iki üç harflik ünvanı, ruhunun cüceliğini gizleyen bir zırh zannedenlerin en büyük trajedisi, "derinliği olmayan sığ sularda devasa gemiler yüzdürmeye çalışmalarıdır". Geçmişte ilim bir "haysiyet" ve "çile" işiyken, şimdilerde ne yazık ki bir "kartvizit" fetişizmine dönüştü. Ömrünü kütüphanelerin tozlu raflarında dirsek çürüterek geçirmiş, bir kelimenin iştikakı (kökeni) için uykusunu feda etmiş gerçek irfan ehli, edep ve mahviyetinden ötürü sesini yükseltmeye hicap ederken; bu "diplomalı amipler" meydanı boş bulmanın pervasızlığıyla en gür sesle bağırıyorlar. "Yarım Tabip Candan, Yarım Hoca Dinden Eder" Eskiler bu sözü boşa söylememiştir. Bugün karşı karşıya olduğumuz tehlike tam olarak budur: "(Ç)alıntı aforizmalarla" felsefe kurduğunu sananlar, Sosyal medya mecralarında üç beş beğeni uğruna 'kadim hakikatleri meze edenler", İki kitap