Aslında kitabı bitireli fazla zaman oluyor ama profilimde olması gerektiğini düşündüğüm değerli bir eser. Kitabı bitirdiğim zaman söylediğim cümle '' Bu kesinlikle bir aşk romanı değil. '' olmuştu ve şimdi de aynı düşünüyorum. Werther şehri terk ederek küçük bir kasabaya taşınıyor ve bu kasabada yaşayan Lotte adlı nişanlı bir kadına aşık oluyor. Romanı en kısa hali ile bu şekilde özetleyebilirim. Roman hakkında düşüncelerime gelirsem: Werther aslında hayatındaki anlamı yitirmiş, ilhamını kaybetmiş bir adam. Kendisinin romantik bir kişiliği olduğu için hayatını anlamdırmak ve ilhamını kazanmak için Lotte'yi kullanıyor. Çok naif ruhlu bir adam olduğunu okurken Lotte için kullandığı cümlelerden anlıyoruz zaten. Werther, Lotte'yi hayatının merkezine koyuyor ve hayata dair bütün anlamları ona yüklüyor. Kimilerine göre bu hakiki bir duygudur. Fakat benim için bu hastalıklı bir duygu ve bu duygu durumu Werther'i pençeleri içine alıyor ve sonunu getiriyor. Bu bir aşk romanı değil dostlar bu hayatının anlamını kaybetmiş, depresif ve melankolik bir adamın kendi ile savaşıdır.