Puan vermedi
Bugün kitabın son sayfasını kapatıp masaya koyduğumda, içimde hem derin bir sızı hem de tarifi imkansız bir umut vardı. Bazı kitaplar sadece okunup geçilmiyor, insanın ruhuna dokunuyor; Laetitia Colombani’nin "Saç Örgüsü" de benim için tam olarak böyle bir kitap oldu. ​Dünyanın üç farklı ucunda yaşayan Smita, Giulia ve Sarah’nın hikayelerini okurken, kadın olmanın da, mücadelenin de coğrafyasının olmadığını iliklerime kadar hissettim. Hindistan’da kızının geleceği için canını ortaya koyup kaçan Smita'nın cesareti içimi titretirken; İtalya’da ailesinin emeklerini kurtarmak için tek başına direnen Giulia’nın azmine sarılmak istedim. Kanada’da kariyerinin zirvesindeyken kanser olduğunu öğrenen Sarah’nın o güçlü maskesinin ardındaki kırılganlıkla yüzleştiği sahnelerde ise gözyaşlarımı tutamadım. ​Kitabın kalbimi en çok sızlatan tarafı, bu üç kadının birbirini hiç tanımadan kaderlerinin birbirine bağlanmasıydı. Smita’nın bir tapınakta inançla kazıttığı saçlar, denizleri aşıp Giulia’nın ellerinde emekle işleniyor ve en nihayetinde kemoterapi yüzünden saçlarını kaybeden Sarah’ya bir peruk, yani yeniden yaşama tutunma umudu oluyor. Birinin fedakarlığı, diğerinin emeğiyle birleşip bir başkasının hayatına can üflüyor. ​Saç Örgüsü, biz kadınların dünyanın neresinde olursak olalım görünmez iplerle birbirimize bağlı olduğumuzu hatırlatan sıcacık, naif bir başucu kitabı. Yalnız olmadığını hissetmek ve kalbine dokunacak bir umut hikayesi okumak isteyen herkesin bu kitaba sarılmasını kalpten isterim. İyi ki okumuşum.
Saç ÖrgüsüLaetitia Colombani · Yan Pasaj Yayınevi · 202017,6bin okunma
Okuuu
Puan vermedi·132 syf.··
2026 66. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 19:13
Cumhuriyet Dönemi'nin en önemli öykü temsilcisi deyince ilk aklınıza gelen isimlerden biri hiç şüphesiz sevgili yazarımız Sait Faik Abasıyanık olur. Hatta Çehov tarzı durum öykücülüğünü edebiyatımıza getirmiştir yazar. Eserlerinde çağdaşları gibi toplumcu anlayıştan ziyade bireysel bakış açısında takılmıştır. 1 Ocak 2025 tarihi itibariyle yazarın eserlerindeki telif hakları kaldırıldığından artık daha sık karşımıza çıkıyor fark ettiğiniz üzere. Eee yazarı yeni keşfetmiş olamazsın neden hiç eser okumadın şu ana kadar da bu yıl yaygın olunca okumaya başladın ?sorusunu duyar gibiyim. Samimiyetle cevaplayayım arkadaşlar tek kelimeyle "önyargı". Durum hikayelerinin beni pek sarmayacağını düşünmem daha açık ifadeyle. Ama yanıldığımı gördüm ve zararından neresinden dönülse kârdır deyip sizi bu yıl yazarın eserlerine boğabilirim benden söylemesi. Yazarın anılarını, iç dünyasını ve gündelik hayatın sıradan insanlarını samimi bir dille anlattığı 23 öyküden oluşan eserde benim favorim ikinci öykü toplumun dayattığına karşı çıkan karakterin anlatıldığı #kumarbazhayriefendi oldu. Annesiyle beraber yaşayan kahvehaneleri dolaşarak parasına oyun oynamayı ve hayal kurmayı bir yaşam biçimi (kendine göre bir iş) haline getirmiş Hayri Efendi'nin hayatı annesinin vefatıyla dönüm noktasını yaşar ve bir süre kumar oynamayı bırakarak eczacılık mektebini bitiren eski bir arkadaşıyla vakit geçirir. Herkes tanımadan serseri, okumamış diye yaftaladıkları bu adamın aslında öyle olmadığını öğrenmiş olur böyleceee!! Velhasıl kelam arkadaşlar ; sıradan insanların varoluş mücadelesinin anlatıldığı usta yazar imzalı eseri okumayan kalmasınnnnn!!!
1000Kitap
Havuz BaşıSait Faik Abasıyanık · The Kitap · 20252,580 okunma
Reklam
10/10
·424 syf.··
2026 13. kitabı
Romanın merkezinde akıllı, güçlü ve bağımsız bir kadın olan Elizabeth Bennet ile soğuk, mesafeli ama derin bir karakter olan Mr. Darcy var. Başlangıçta birbirlerine karşı yanlış yargılarla yaklaşmaları, hikâyeyi sürükleyici kılıyor. Jane Austen burada şunu çok iyi gösteriyor: Bazen bir insanı gerçekten tanımadan onun hakkında hüküm veririz. Ve bazen en büyük engel karşımızdaki değil, kendi gururumuzdur. Temalar: Aşk ve yanlış anlaşılmalar Toplumsal sınıf farkları Kadının toplumdaki yeri Gurur ve önyargının insan ilişkilerine etkisi Kitabın gücü nerede? Diyalogları çok güçlü. Karakter gelişimi oldukça gerçekçi. Özellikle Elizabeth’in zekâsı ve Darcy’nin değişimi kitabı unutulmaz yapıyor. Genel yorum: Romantik ama klişe değil. Duygusal ama aynı zamanda düşündürücü. İnsan ilişkilerinin karmaşıklığını çok sade ama etkili anlatıyor. Kısaca: "Bazen aşk, gururun arkasında saklanır; görmek için önce önyargıları bırakmak gerekir."
Aşk ve GururJane Austen · Nilüfer · 097,9bin okunma
4/10
·480 syf.··
2026 11. kitabı
Veyl Kötülerin Şehri, fikir olarak beni heyecanlandıran ama okudukça potansiyelini kullanamadığını düşündüğüm bir kitap oldu. Kitabın konusu aslında oldukça ilgi çekici suçluların toplumdan tamamen dışlanıp özel bir ada hapishanesine gönderildiği, burada işledikleri suçlara göre renklere ayrıldığı ve her bölgenin kendi öncüsü tarafından yönetildiği bir sistem kurulmuş. Katiller, hırsızlar, kaçakçılar ve diğer suçlular aynı adada kendi düzenlerini oluşturuyorlar. Ana karakter Yekta ise bir Gri yani suçunun ne olduğu kesinleşmemiş, neden burada olduğunu bilmeyen ve hafızasını kaybetmiş bir karakter. Kâğıt üzerinde bakıldığında oldukça güçlü bir distopya fikri var ne yazık ki kitap bu fikrin derinliklerine inmeyi tercih etmek yerine çoğu zaman romantik ilişkilere ve karakterler arasındaki çekişmelere odaklanıyor. En çok adanın kendisini merak ettim bölgeler arasındaki güç savaşlarını, öncülerin politik hamlelerini, insanların nasıl hayatta kaldığını, bu düzenin nasıl işlediğini görmek istedim. Çünkü yazarın kurduğu dünya buna son derece müsait. Fakat hikâye ilerledikçe bunların çoğu arka planda kalıyor ve yerlerini karakterler arasındaki flörtleşmeler alıyor. Oysa bu kadar ilginç bir evren varken sayfalar boyunca imalı konuşmalar, laf sokmalar ve romantik gerilim okumak bana büyük bir fırsatın kaçırılmış gibi hissettirdi. Dünya ile karakterlerin birbirine uymaması bize anlatılan yer katillerin, suçluların ve şiddetin kol gezdiği bir ada hapishanesi. İnsanların sürekli ölüm tehdidi altında yaşadığı söyleniyor. Fakat karakterlerin davranışları çoğu zaman bu dünyanın ciddiyetini yansıtmıyor. Özellikle bazı sahnelerde kendimi bir distopya değil de romantik gençlik romanı okuyormuş gibi hissettim. Sürekli birbirine laf atan, imalı konuşan, gereğinden fazla rahat davranan
Veyl - Kötülerin ŞehriFatma Şamata · Artemis Yayınları · 2025497 okunma
Yazarın Kibrine Kurban Giden Bir Hikaye
7/10
·244 syf.··
2026 8. kitabı
Güzel hikaye, çöpe atılmış karakter gelişimi. Yazarı az çok tanıyorsan, onun kendi kibrini Ruth'un ruhuna üflediğini anlarsın. Hikaye de bunun üzerinden gidiyor zaten. 19. ve 20. yüzyıllarda bir kadından beklenen evlenip çocuklarına bakmasıdır fakat karakterimiz Ruth, okuldaki arkadaşlarının aksine, zihninde çok daha başka dünyalar dönen ve bambaşka zevklere sahip olan bir kız. Yazma yeteneği de oldukça yüksek. Eric ise Ruth'un öğretmeni. Ruth'taki bu ışığı görüp onu kendi elleriyle şekillendirmek istiyor. Kendi evine alıp eğitmeye başlıyor. Bu eğitim sırasında aralarında hafif romantik anlar yaşanıyor. Eric, eşine rağmen Ruth'a aşık oluyor ve Ruth da buna karşılık veriyor hatta daha doğrusu teslim oluyor. Bu teslimiyet bir süre sonra Eric'in tanrı kompleksine girmesine neden oluyor ve Ruth'u kısıtlamaya başlıyor. Buraya kadar klasik bir 19. yüzyıl romantizmi diyebilirsin ama asıl saçmalık bundan sonra başlıyor. Ruth bir süre sonra kendisini kısıtlanmış hissediyor ve evden ayrılıyor. Gittiği yerdeki genç bir askerle durup dururken öpüşüp evlenme kararı alıyor. Erkekleri parmağında oynatmaktan zevk alan bir kız nasıl oluyor da bir anda evlenme kararı alıyor? Özgürlüğüne bu kadar düşkün olan ve aşık olduğu adamın evinden özgürlüğü uğruna ayrılan bir kız, nasıl oluyor da kendinden yaşça küçük, dümdüz bir adamla daha doğru dürüst tanımadan evlenmeye kalkıyor :D Karakter gelişimi saçmalığı bitmiyor bu arada. Ruth'a aynı zamanda Eric'in oğlu da aşık, adı Jonas. Jonas döneme göre duygusal, naif/feminen görünen ve kitap boyunca ailesi tarafından aşağılanan bir karakter (gerçi hak etmiyor da değil :D). Ancak bu kadar naif olan Jonas karakterinin, hikayenin sonunda Ruth'a saldırıp elini ısıran ve kalçalarını avuçlayan birine dönüşmesi tamamen yazarın narsist kişiliğinden
1000Kitap
RuthLou Andreas-Salomé · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20184,396 okunma
Puan vermedi·312 syf.··
2019 22. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 08 Mart 2019 00:00
"Ölümün ardından her zaman diriliş gelir..." Bu gün, beş aydır beklettiğim, özel baskılı #neilgaiman kitabı olan #iskandinavmitolojisi ile geldim. Okuyan kadinlar kulubu nün #heraybiryayinevi etkinliğinde hazır @ithakiyayinlari varken daha fazla ertelemek olmazdı. Aynı zamanda @okumacemberiolusturalim etkinliğimizin biten ikinci kitabı olur kendileri. Efendim Nail Gaiman, kalemini tanımadan sevdiğim yazarlardan biri. Stephen King'i de hiç okumadan sevmiştim ki tanıyanlar King aşkımı bilirler. Keza Brandon Sanderson'da aynı şekilde. Gaiman'ı ilk kez okudum ve seveceğime emindim. Fantastik öykülere zaten her zaman okumalarımda yer veririm, üstüne mitoloji de olunca süper oldu. Kitap küçük hikayelerden oluşuyor, bir varmış bir yokmuş değil tabi ki İskandinav Tanrıları var burada. Efsanevi dokuz alemin yaradılışından başlıyor, Tanrıların kanlı savaşına kadar devam ediyor. Olayların geçtiği yerleri, karakterleri o kadar güzel tasvir etmiş ki, izliyormuş hissine kapıldım. Aksaklığa yer vermeyip akıcı da olunca keyfi katlandı doğal olarak. Hikayeler genelde Tanrıların en yücesi bilge Odin, oğlu ve Tanrıların en güçlüsü olan Thor ve Odin'in kan kardeşi Tanrıların en üç kağıtçı olanı Loki etrafında gelişiyor. Ne güce, ne de bilgeliğe sahip olmasına rağmen, her taşın altından çıktığından olsa gerek en çok bahsi geçen karakter Loki. Geri kalanlar, devler, cüceler ve yaratılan fantastik diyarlar... Genel anlamda eğlenceli bir okuma oldu benim için. Duvar ustası , Loki'nin çocukları, Freya'nın sıradışı düğünü, Thor'un çekicinin yapılması ve sonrasında ki kavuşma hikayesi, Loki'nin son günleri ekstra beğendiğim bölümler oldu. Mitolojik öyküleri ya da fantastik okumayı seviyorsanız tavsiye ederim. Başlangıç olarak da eğlenceli olabilir. Keyifli okumalarınız daim olsun...
İskandinav MitolojisiNeil Gaiman · İthaki Yayınları · 20183,591 okunma
Reklam
Reklam