İnsanlar acımasız. İnsanlar tembel.
İnsanlar açgözlü. Halk hiç kimseye, hiçbir şeye saygı duymuyor. Halk hiç kimseye güvenmiyor. Her şeye ve herkese kuşkuyla bakıyor. Burada dine yer var mı? O zaman hangi dinden bahsedebiliriz?
Zeki olmak, sivil kıyafetler giymek, boynunuzda devasa bir yaka ya da kafanızda modern bir şapka takmak demek değildir. Aydınlar halkın beynidir. Halkınız sizi iyi bir eğitimden sonra iyi bir maaş alın, akşamları kafelerde iskambil kâğıtları ve domino taşlarının başına oturun diye yetiştirmedi. Bu durumda aydın değil, aydın çamurusunuz.
Ülke refahı, devletin gücü ve ulusun onurunun bireylerin iradesine, yöneticilere değil, vatandaşların iradesine bağlı olduğu gerçeğinin göz alıcı ve ikna edici bir örneği küçük, fakir bir ülkedir.
Devlet yaşamının duvarları çöküyor, çatlaklar görünüyor, bu çatlaklar derinleşiyor ama gerekli ilgi gösterilmiyor.
Eskiden sağlam ve görünüşte güçlü devletlerin yıkılması şaşırtıcı mı?