Herkese Selaamm! 🩷
Görünenler, görünmeyenlerin bir görüntüsüdür. (Anaksagoras)
Sözüyle başlamak istiyorum;
Kitap hakkındaki şahsi yorumum:
Geçmiş tarihlerden itibaren günümüze kadar hep bir merak içindedir insanoğlu...
Din ve Tanrı kavramları, varoluş amacı ve doğa konuları ise bu merak olgusunun başını çekmektedirler.
Antik Mısır'dan, Mayalara, Antik Yunan'dan, Perslere ve daha birçok kadim medeniyetlere kadar, o medeniyetlerin ileri gelen düşünürleri tarafından sürekli ele alınmış ve geniş tahliller doğrultusunda incelenmişlerdir.
Bunun, en derin analizlere tâbi tutulduğu en bilinen dönemler ise Antik Yunan dönemleri ve ünlü Filozoflarıdır. Anaksimandros, Anaksimenes, Ksenophanes, Platon, Sokrates ve daha birçok ünlü filozoflar / Doğa Filozofları / Stoacılar / Orpheusçular tarafından kâh okullarda ( Örn: Elea Okulu) öğretilmiş, kâh çeşitli kaynaklarca
(Örn: Katharmoi) kalema alınmıştır.
Fakat anlaşılmak istenen Filozoflar, kendi dönemlerinin farklı düşünürleri tarafından birçok kez fikir uyuşmazlıklarına düşmüşlerdir.
Oysa ki o dönemlerde hem Politeizm (Çok Tanrılı) hem de Monoteizm (Tek Tanrılı) birbirinden farkli dini görüşler, ekoller, ideolojiler ve tüm bunların yanı sıra birbirinden farklı argümanlar kol geziyordu.
Bir takım Filozoflar Tanrı"lar" derken, bir takım Filozoflar ise "Tek bir yaratıcı" olması gerektiğini savunuyorlardı.
Tüm bunların yanı sıra, meydana gelen doğa olaylarının, Tanrıların insanlara verdiği ikazlar olduğunu savunup saygılarında kusur etmiyorlardı.
Teolojik ve Kozmogonik olarak Apeiron (sınırsızlık) kavramını devreye soktuktan sonra, bazı filozoflar bu ekolü benimseyip "Evet Evren sınırsız ise onu var eden mutlak bir güç olmalı" görüşünü savunup, "o mutlak güç ise Sonsuz olmalı" görüşüne sıkı sıkıya sarılmaya başladılar. Tıpkı