“Kim sabahleyin üç defa
(أَعُوذُ بِاَللَّهِ السَّمِيعِ الْعَلِيمِ مِنْ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ)
der ve sonra Haşr suresinin sonundaki üç ayeti okursa, Allah (cc) ona akşama kadar istiğfar edecek yetmiş bin melek tevkil eder(vazifelendirir). O kimse o gün ölürse şehit olarak ölür. Akşama çıktığı zaman okursa yine böyle olur.”
en-Neşe, I, 250; Kur’ân-ı Hakîm, III, 1006.
Sayfa 28 - Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları·Kitabı okudu
İbn Cübeyr,in Selâhaddin-i Eyyûbî’nin sîreti hakkında ifadesi:
“Allah’ın dürüstlük âbidesi olan tek hükümdarı ve adâletin yegâne örneği Sultan Selâhaddin’dir’ diyorum. Şayet Selâhaddi’nin şu üç kıtadaki her yerde hakka yürüten görevleri olsaydı, Cenâb-ı Allah’ın Müslümanları mezkûr zilletten lütufkâr işleri ve merhametli bakışıyla kurtarmasına bir vesile olurdu dolayısıyla Cenâb-ı Allah, Sultan Selâhaddin’i bu yörelerdeki Müslümanlara bir rahmet olarak kurtuluş vesilesi eğledi. Zira bu sultan hiçbir zaman rahatlığa sığınmaz, ziyafet ve davetlere de sürekli gitmezdi. O’nun oturağı, atının eğeridir. Çünkü Selâhaddin, atın semerinden asla ayrılmıyordu. Biz iki aydan beri bu şekilde konaklıyorduk. Aslında daha önceden de bahsettiğimiz gibi biz Şam’a girdiğimizde Sultan Selâhaddin, el-Kerek Kalesi’ni kuşatmak için şehir dışına çıkmıştı. Hatta sultan şu ana kadar o kaleyi aynı şekilde kuşatma altında tutuyor. Cenâb-ı Allah o kaleyi fethetmesi için Selâhaddin’e yardım eylesin inşallah.”
Sayfa 312 - Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları·Kitabı okudu