Tarık Doğubeyazıt

Tarık Doğubeyazıt
Okumayı Öğrenmek Hayatın Başıdır Anlamak Devamıdır Kabul Etmek Yoludur Yaşamak Hayatın ta Kendisidir Hayatının 80 Yılını Bu işeversen Yinede Memnun Olduğunu Söylemezsin
Leyla yı değil, Züleyha’yı isteyin...
Afrika’nın "kara orman tavukları" çiftleşme mevsiminde erkeklerini seçmeye gittiklerinde; önce onların vücutlarına, kaslarına, gagalarına, ibiklerinin kıpkırmızı oluşuna ve parazitsiz olm alarına dikkat ederler. Aslında bütün hayvanlar dünyası böyledir. Yani, erkekler pazarda sıralanır ve dişiler seçer. Sağlıksız, bakımsız erkek hayvanlar yalnız kalır. Sevgili erkekler, şimdi yazacaklarımı can kulağıyla dinleyin: Kızın aşkından bitip tükenm iş, yok olup erimiş, eli ayağı iş tutm az olmuş, yıkık dökük bir adama kimse umut bağlamaz. Aşkından divane bir adam, kira ödeyemez, eşya alamaz, M igros’a gidemez, araba kullanamaz, karısını rahat ettiremez, onun karnını doyuramaz ve çocuklarını büyütemez. O nun karşısına dim dik çıkın, o sizi yeri gelince hırpalayıp onarabilmelidir, bu payı bırakın. M ecnun de­ ğil, Hz. Yusuf olun. Leyla yı değil, Züleyha’yı isteyin...
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Erkeğin trajedisi
Ana karnında görmez, duymaz, konuşam az ve koku alamazken “dokunmak” elimizdeki tek silâhtır. Dölyatağı duvarına bir sandal gibi çarpıp dururken sinir sistem i miz, vücut basıncım ız -aklın olmadığı devirlerimizde iletişim kurmamızı sağlar. Altıncı ayda duyarız... Ve nihayet dokuz ay on gün sonra; ana karnındaki cennetten kovuluruz: Buna "doğum" diyoruz. Yani hayat... Buruşuk bir yüz ifadesiyle durum protesto edilir: İlk ağlama ve ilk uyku. Uyanır. Sağında, solunda iki hemşire... N otlar alı­ nır... Tafralar satılır... Korku filmi başlamıştır. Uyanır uyanm az zırlar... A nnesi kucağına alıp ilk sütünü verene kadar sinirleri yatışmaz. A nne ona “dokunmuş” ve rahatlatmıştır. Evet beyler, trajedim iz bu...
Kadın
H er kadın, doğum yapınca İsa’yı doğuracağını sanır! H er kadın, çalıştığı yeri bırakırsa oranın batacağına inanır. H er kadın, bu evden giderse kocasının pislikten ve açlıktan öleceğini söyler. Oysa yeni bir kadın o sırada gelmek için yoldadır...
Kimyayı Saadet
Bil ki tövbe, zuhur eden marifet ve iman nurudur. Günahların öldürücü zehir olduğu bu nur ile görülür. Kendine bakıp, bu zehirden çok yuttuğunu ve ölmeye yaklaştığını gören, zaruri olarak pişman olur ve içine bir korku düşer. Tıpkı bir kimsenin zehir yediğini bilmesi, ister istemez pişman olması, üzülmesi ve korkması gibi olur. Bunun için parmağını boğazına salar ve kusmak ister. Bu korku sebebiyle ilâç ve tedavi yoluna baş vurur. İşte, bunun gibi şehvetle yaptığı işleri, içinde zehir olan bal gibi görünür. Çünkü o anda tatlıdır. Sonunda ise ne olduğu anlaşılır. Böyle olunca, yaptığına pişman olur ve içine bir korku ateşi düşer. Kendisini ölüm tehlikesinde görür. Bu korku ve pişmanlık ateşinde şehvetlerine karşı kuvvetli meyli ve günahı içinde yanar. Şehvet, korku şeklini alır. Başından geçeni düzeltmeye ve gelecekte bir daha yapmamaya azmeder. Cefa, zulüm elbisesini çıkarıp, vefa yaygısını yayar, bütün hareketlerini kontrol eder. Bundan önce oyun, neşe ve gaflet içindeydi. Şimdi daima gözü yaşlı, üzüntülü ve korkuludur. Bundan önce gafil olanları severdi. Şimdi marifet sahipleri ile beraberdir. O hâlde tövbe etmek pişmanlıktır ve aslı marifet ve iman nurudur. Neticesi; hâllerini kontrol etmek, değiştirmek, azalarını günah ve şeraite uymayan şeyleri yapmaktan, iyi işlere ve itaate getirmektir.
Amin
Rabbim hepim izi on gram yağdan korusun ve makamına bir damla yağla çıkartmasın!