Büyük Patlama teorisinin genel olarak doğru olduğunu gösteren birçok kanıt bulunuyor. Örneğin, bugün bile evren muazzam bir hızla genişlemeye devam ediyor; birbirinden çok uzak galaksiler ve galaksi kümeleri, aralarındaki boşluk genişledikçe birbirlerinden uzaklaşıyor. Dahası, güçlü teleskoplar Dünya’dan en uzak galaksilere odaklandıklarında ışıkları milyarlarca yıl önce bize doğru yola çıkan, halen oluşum sürecinde olan şiddetli yıldız sistemleri görülüyor.
Herhangi bir astronoma evrenin başlangıcını sorduğunuzda size Büyük Patlama teorisini anlatacaktır. Yaklaşık 13,8 milyar yıl önce evrenin, uzay-zamanın genişleyen boyutlarını ve muazzam miktarda enerji açığa çıkaran bir patlamayla var olduğunu söyleyecektir. Bunu takip eden anlarda, bu enerjinin büyük bir kısmı maddenin yapı taşlarına dönüştü; değişken kütle ve karmaşıklıktaki atom altı parçacıklar, sonunda basit atomları oluşturmak üzere bir araya geldi ve ardından dev, kısa ömürlü yıldızları ve ilk galaksilerin çekirdeklerini oluşturmak üzere birleşti.
Uzay büyüktür, hem de hayal edilemeyecek kadar. İnanılmayacak kadar fazla gezegen, ay, asteroit, ve kuyrukluyıldız çeşitliliği ile Güneş Sistemimiz engin kozmik okyanus içerisindeki minik bir damladan ibaret. İçinden sokağımızın, kasabamızın, ülkemizin ve Dünyamızın kozmik sahnedeki eşdeğerlerini seyrettiğimiz minik arka bahçemiz.
Sayfa 7 - Tübitak popülar bilim kitapları·Kitabı okudu
Şu anda ise Güneş Sistemi’nin sınırına ve yıldızlararası uzaya doğru ilerliyor. Ancak saatte 55.000 kilometreden yüksek seyir hızıyla bile sondanın bir başka yıldıza Güneşimizden daha fazla yaklaşabilmesi için on binlerce yıl geçmesi gerekecek.
Sayfa 7 - Tübitak popülar bilim kitapları·Kitabı okudu