taskindeniz

taskindeniz
@taskindeniz
“Kitap okumak hususi bir sanattır.” K.Atatürk Kendini onaylamak için değil, kendini yıkmak için, kendini aşmak için oku...
Yine de, yapabileceklerimiz arasında en iyi, en insancıl ve en önemli olanı, kuşkusuz, oynama yeteneği içinde bizi alıkoyan olgunlaşmamıştık armağanının kendisidir. Hayvanlar yavruyken, yaban yaşamın tehlikelerinden anne babalarının gözetimi altında korunurken oynama yeteneğini sergilerler ve hemen hepsi kur yaparken aynı etkileyici oyunu oynarlar. Oysa insanda -belki de erkeklerin hepsinde ve gerçekte de kadınların çoğunda demek daha doğru olur- bu yetenek yaşam boyu sürer. Aslında, şu ya da bu biçimde erkeklikte ve kadınlıkta başarısız olanlar, bizim küçük korkularımız olanlar, benzetmek yerindeyse, yalnızca goril ve Habeş maymunu biçiminde olanlarımızdır.
Sayfa 90·Kitabı okudu
1000Kitap
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Doğumumuzdaki prematürlüğümüzden ötürü öteki omurlular gibi kalıplaşmış, güvenlik kiliti birçok tepkinin bizde olmadığı, ama bunun yerine daha açık bir refleks yapımız olduğu, içgüdülerimizde daha az kalıplaşmış, daha az tutucu, güvenilir olduğu ve hayvanlara göre daha kaygısız olduğumuz su götürmez bir gerçek. Fakat öte yandan, en yakın rakibinden üç kat büyük bir beyin geliştirmişiz ve bize yalnızca yeni bilgiler değil (kaçınılmaz ölümümüzün bilgisi de dahil) denetleme ve hatta bastırma yeteneği de veriyor.
Sayfa 89·Kitabı okudu
1000Kitap
Schopenhauer’in dediği gibi “bütün büyük şeyler yavaş olgunlaşır”.
Sayfa 89·Kitabı okudu
1000Kitap
Şimdi, artık, hayvansı özellikleri bakımından insanın en azından bir yıl erken doğduğu ve diğer türler ana rahminde gelişirken insanın gelişimini toplum içinde tamamladığı düşüncesi, biyolojinin ortak bir görüşü olmuştur. Kılsız oluşumuzun ceninle ilgili bir özellik olduğu, birçok fizyolojik sıkıntımızın erken doğumdan kaynaklanan prematürlüğün bir sonucu olduğu gözlenmiştir. Nietzsche’nin pitoresk terimini kullanırsak yaşam boyu ve son günümüze kadar das kranke Tier ‘hasta hayvan’ olarak kalmamız olağandır. İlk kez ‘insan bozulmuş bir maymundan başka bir şey değildir’ diyen sanırım büyük Fransız doğabilimci Buffon’du (1707-1788). 1926’da İnsanın Yeniden Doğuşu Sorunu kitabında, olgunlaşmayı engelleyen mutasyonların hayvanlarda gerçekleşmesini göstermesi ve insan evriminin bu tür değişimlerden etkilenmiş olması gerektiğini ileri sürmesiyle bu görüşe bilimsel bir temel kazandıran Hollandalı anatomici Ludwig Bolk oldu. Bolk’a göre insan şempanze embriyonunun gelişiminin son aşamasında bir yerde takılmıştır.
Sayfa 84·Kitabı okudu
1000Kitap
Leo Frobenius çocukluğun doğaüstü dünyası hakkındaki tanınmış yazısında şöyle anlatır: “Profesör masasında yazıyor ve dört yaşındaki küçük kızı odada koşturup duruyor. Yapacak şeyi yok ve adamı rahatsız ediyor. Adam kıza üç yanmış kibrit çöpü vererek, ‘Al oyna’ diyor. Kız halıya oturarak kibritlerle oynamaya başlıyor, biri Hansel, biri Gretel, öbürü de büyücü olmuş. Bir süre geçiyor, bu zaman içinde profesör rahatsız edilmeden işiyle uğraşabiliyor. Fakat birden çocuk korkuyla bağırıyor. Baba sıçrıyor, ‘Ne o, ne oldu?’ Kız büyük korku belirtileri göstererek ona koşuyor. ‘Baba, baba’ diye bağırıyor, “büyücüyü al, artık ona dokunamıyorum!
Sayfa 55·Kitabı okudu
1000Kitap