İnsan ilk kaynağı bilebilse, bugüne kadar gelen en eski metni ve gidebileceğimiz kadar geriye giden imgeyi bulabilse eski zamanlarda görüntüsü buydu, adı şuydu, ona şöyle tapındırdı’ diyebilse. Ama böylelikle denilebileceklerin sonuna gelmiş olurduk, böylelikle onun kavranış ve varlığının ne olduğu gibi ilkel soruna gelmiş olurduk. O primum mobile, ilk başlangıç, her şeyin ondan çıktığı ilk maddi kalıptır. Onu öncesinde ve kökeninde sorgulamak onu anlamamaktır. Onu yanlış anlamak ve küçük görmek, ona gerçekten hakaret etmektir. Böyle bir işe kalkışan kimse, eski Mısır’ın Sais tapınağında Tanrıçanın peçesini açmaya kalkan genç talibin gördüklerinden dilinin tutulması gibi, felaketlere uğrar. Yunan geleneğine göre Tanrıça kendisi için “kimse benim peçemi açamamıştır” demiştir. Sorun aslında peçe sorunu değil onun dişi çıplaklığını örten elbisedir -peçe daha sonraki nezaketten doğan yanlış yorumdur. Anlamı şudur: ben eşi olmayan Anneyim, Gerçek Anne, herkes benim çocuğumdur ve dolayısıyla kimse bana yaklaşmaya cesaret edemez; buna kalkışan edepsiz Anneyi utandırır- ve lanetin nedeni de budur.