Türkler başlarındaki yöneticiye kutsiyet izafe edecek kadar saygı duyarlar, çünkü onu “Gökteki Yüce Kudret’in yeryüzündeki rakipsiz temsilcisi sayarlardı.
Önce On-Oklar vardı. Bumin Kağan tarafından, 552’de Göktürk Devleti (Doğu Göktürkler) kuruldu. Bumin Kağan kardeşi İstemi’nin (Batı Göktürkler) maiyetine, boyları ile birlikte 10 Türk Beyini verip, onu batı bölgesinin fethine memur etmişti. İşte o zaman, Türgişler On-Okların içinde idiler...
Göktürkler’in batı kanadını oluşturan On-Okların -on boyun- içinde iki kütle vardı; bunların birine Dulu, birine Nuşubi deniyor. Türgişler Dulu (Ta-lu) ların bir kısmını teşkil ediyordu.
Gönülden bağlılıklar bile uzun ömürlü değilken, kılıç zoruyla alana güvenilebilir mi?..
Bir zamanlar Moğolistan’da dehşet saçan Kırgızların torunları, Moğollar’a tabiliği kabul eden ilk Türk kavmi damgasını yediler.
... ünlü Manas Destanı’nın boy verdiği Kırgız toprağı o gün bu gündür gümrahlaşmaktadır...
Kırgız uyur Kıtan uyumazmış. Su uyur düşman uyumaz misali. Moğollar’dan bir Kabil’e olan Kıtanlar zaman içinde güç kuvvet toplamışlar. “Kara Hitaylar” olarak da bilinen, hatta sonraları hep böyle anılan Kıtanlar 920’de Kırgızların hürriyet ışığını bir üfürükte döndürdüler...
Kıtanlar Kırgızlarla savaştılar, kan döktüler ve kanları döküldü. Düşmanlarını sürüp çıkardılar. Sonra nedendir bilinmez, bu toprakların bir önceki sahiplerini yani Uygurları çağırdılar. “Gelin eski vatanınıza yerleşin” dediler de onlardan cevap bile gelmedi...
Ötüken’in Kıtanların eline geçişiyle Bütün Moğolistan’da Türk varlığının son ermesi Türklük adına elem vericiydi ve bunda Kırgızlarım vebali büyüktür. Sahip olamayacakları bir vatanı sahiplerinden (Uygurlar) kanla almıştılar. Vahşet uygulamışlardı Uygurlara. Tekrar eski topraklarına sürüldüler. Yani Köymen (Sayan) Dağları havalisine gidip yerleştiler. Öyle bir iş yapmış oldular ki, ne kendileri hayrını gördü ne öbürleri...