taskindeniz

taskindeniz
@taskindeniz
“Kitap okumak hususi bir sanattır.” K.Atatürk Kendini onaylamak için değil, kendini yıkmak için, kendini aşmak için oku...
İnsanların çok çok hızlı okumasını sağlayabilir miyiz sorusunu cevaplamak için yıllarca uğraş veren biliminsanları olmuş. Bunun mümkün olduğu, ama her zaman bir bedeli olduğu ortaya çıkmış. Sıradan insanları çok daha hızlı okuma yapabilir hale getirmiş bu ekipler; biraz eğitim ve pratikle oluyormuş bu iş. Gözlerini kelime­lerin üstünde hızla gezdirip gördüklerinin bir kısmını akılda tutabiliyorlarmış. Ama sonrasında okuduktarı şey hakkında test edildik­lerinde, ne kadar hızlı okudularsa o kadar az şey anladıktarı ortaya çıkmış. Hızın artması anlayışın azalması anlamına geliyormuş. Son­rasında profesyonel hızlı okuyucuları inceleyen biliminsanları, biz­den bariz daha iyi durumda olsalar da aynı şeyin bu insanlar için de geçerli olduğunu öğrenmiş. İnsanlann enformasyon özümseme hı­zının bir üst sınırı olduğu, bu bariyeri aşmaya çalıştığınızda beyni­nizin anlama kabiliyetini aştığınız ortaya çıkmış.
Sayfa 41·Kitabı okudu
Dikkat sorunlarımızdaki artışı obezite oranlarındaki artışla karşılaştırmanın ne olup bittiğini anlamama yardımcı olabileceğini söyledi Joel. Obe­zite bundan elli yıl önce çok nadirken, günümüz Batı dünyasında çok sık görülmeye başladı. Bunun nedeni birdenbire açgözlü veya kendini tutamaz hale gelmiş olmamız değil. "Obezite tıbbi bir salgın değil - toplumsal bir salgın. Kötü gıdalarımız var örneğin, öyle olunca da insanlar şişmanlıyor tabii." Yaşam tarzımız ciddi ölçüde değişti -sunulan gıdalar değişti, yürümenin veya bisiklete binmenin zor olduğu şehirler inşa ettik- ve çevremizdeki bu değişimler vücutlarımızda değişimlere yol açtı. Dikkat ve odaklanma konusundaki değişimlerde de buna benzer bir şeyin söz konusu olabileceğini söy­ledi Joel.
Sayfa 19·Kitabı okudu
Oregon Üniversitesi'nde görev yapan Profesör Michael Posner tarafından gerçekleştirilen bir çalışmada, bir şeye odaklan­mışken dikkatiniz dağaldığında aynı odaklanma durumuna geri dön­menizin ortalama yirmi üç dakika sürdüğü ortaya çıknuş. ABD'de ofis çalışanlarını ele alan bir çalışmada ise, olağan bir günde çoğu­nun bir saat kesintisiz çalışma fırsatını hiç bulamadığı anlaşalmış. Bunun aylar yıllar boyunca sürmesi kim olduğunuzu, ne istediğinizi anlama kabiliyetinizi sarsıyor. Kendi hayatanızın içinde kaybolup gidiyorsunuz.
Sayfa 21·Kitabı okudu
Telefon başında geçirdikleri onca zamanda neler yapabileceklerini hayal etmeye başladı insanlar. Ön­ce Apple'ın Ekran Süresi seçeneğinden öğrendiklerine göre telefon başında günde kaç saat geçirdiklerini söylüyorlardı. Ortalama bir Amerikalı için bu süre üç saat on beş dakikaymış. Telefonlarımıza her yirmi dört saatte 2617 defa dokunuyormuşuz. Bazen de yapma­yı sevdikleri ama bıraktıkları bir şeyi -mesela piyano çalmayı- öz­lemle anıp uzaklara bakıyorlardı.
Sayfa 28·Kitabı okudu
İspanyol ya­zar Ortega y Gasset'in söylediği bir şey geldi aklıma: "Yaşamak için hazır olmayı bekleyemeyiz...
Sayfa 29·Kitabı okudu