Bir külah dondurma ve kaybolan yazlar
Dondurma neden hep çocukluğun tadında? Ağzınızdaki ilk soğuklukta ne hissediyorsunuz? Kaymak kaymak gibi değil artık. Çikolata da çikolata gibi değil. Peki, tarif mi değişti, biz mi? Ne zaman dondurmanın adı geçse, ne zaman bir külah alsam, nerede olursam olayım, kendimi bir an için çocukluğumun yaz akşamlarında, Moda’daki dondurmacımızda bulurum. Annem, babam, kardeşlerim ve ben. “Ne’li olsun?” diye sorulduğunda seçim zorlaşırdı. Çikolata mı, kaymak mı? İkisi de güzeldi. Dondurmalarımızı elimize alır almaz erimeye, akmaya başlardı. Eriyen damlalara yetişmeye çalışmak başlı başına bir oyundu. Sonrası hep beraber Kumlu Park. Çocukken de adına Kumlu Park mı derdik, yoksa bu isim sonradan mı yerleşti, bugün emin değilim. Ne de olsa o yıllarda tüm çocuk parkları mumluydu. Yıllar sonra yine koşarak dondurma alsam da, lezzeti yine harika olsa da bir şey eksik. Parka kadar yürüyorum. Dondurma akmıyor. Telaşlanmıyorum. Yaz mı çok sıcaktı o zamanlar? Ben mi yavaştım, yoksa dondurma mı değişti? Kaymak artık kaymak gibi değil. Çikolata çikolata gibi değil. Tarif mi değişti? Ben mi? Belki o dondurmayı özel yapan taze meyveydi. Annemin elimi tutuşuydu. Ailenin sıcaklığıydı, Moda sahilinden gelen iyot kokusuydu, yaz günlerinin o tatlı serinliğiydi. Belki sütün tazeliğiydi. Belki de hepsiydi. Anılardı, çocukluktu. Kim bilir? Dondurma yine de vazgeçilmez. Kaç yaşında olursak olalım, bir külahı elimize aldığımızda içimizde hâlâ tatlı bir heyecan kıpırdar, yüzümüze çocuksu birgülüş yerleşir. Dondurma bize çocukluğu geri getirmez; ama o günlerin sevgiyle dolu, kaygısız mutluluğunu tekrar tekrar hatırlatır. Dondurmanın arşivlerdeki tarihi Antik dönem anlatılarında karın meyve suyu, bal, şerbet ve çeşitli nektarlarla karıştırıldığına dair pek çok rivayet dolaşır: Çin’in buz
Makale|Yazı
“Her şey ama her şey ele geçtiğinde değil, kovalanırken tatlı gelir insana.” William Shakespeare
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
İt olana tasma yerine taç takanlara duyrulur: Baya tuzlu oldu (:
Bugün 2 ölçek mini tartoletlerin yarısıyla çikolatalı kurabiye yapacaktım. Dün akşamdan hamuru hazırlayıp dolaba atmıştım. Normalde ince tanecikli tuz kullanıyoruz ve ben buzdolabı poşedinde şeker (!) buldum. O an taneciğine göre karar kıldım ve biraz loştu. Tuz olmasının mümkünatı yoktu. Ve damla çikolata koyacağım için normalden az şeker koydum. Hamurun tadına bakacaktım unuttum. Bugünle birlikte toplam 3.30 saat harcadım. Bizimkilere kahve yapıp götürdüm. Ablamla konuşurken anneme de yemesi için ısrar ediyordum. Kadın yedi ve "Bu ne böyle tuzlu baya?" dedi. Tipiyle şaka yapıp yapmadığını anlamadım. Sonra ablam da ısırdı ve ağzından direkt hafifçe tükürdü. Ve "Haahahaa çok komik tamam, şimdi sıra bende." deyip kahveye bandırdığımı daha ısıramadan baya tuz tadı geldi ve "Ohaa şaka değilmiş. İnanmıyorum bu nasıl tuz olabiliiirr?" ama sona doğru sinirden ağlamaklıyım. "ŞEKER BÖLÜMÜNDE TUZUN NE İŞİ VARDI? BUZDOLABI POŞETİNDE TUZU KİM KOYDU?" diye biraz sinirlenirken bir sıcak bastı, bir tansiyonum düştü anlatamam. Güldük de baya ama hep sinirden ve öyle böyle yaşanan aptallıktan. "Sahte meyve tabaklarına benziyor: Biz ona bakıyoruz o bize bakıyor ama yiyemiyoruz. Hoş bu gerçek ama yiyemiyoruz yine de. ><" deyince annemin çözümü "Üzülme ıslatır tavuklara yediririz." oldu. "Bunun yarımını yiyen tavuğun yaşayabileceğini düşünüyor musun, hepsi çöpe. -_-' Ben yapmış olsam bile hiçbir albenisi yok. Sen nasıl yedin anne, delirdin mi?" deyince "Sen ısrar ettin, yemesem üzülecektin." dedi. 🤦‍♀️ Ben zaten minik kurabiye ve minik şekilde yapmıştım. Tatsın istedim ama tuzlu olduğunu bilmiyordum. İlk tepsi de çıkınca normalde tadarım ama tadasım gelmedi, yemek için hep birlikte olmayı bekledim. 😅😅🤦‍♀️ Poşet suçlusu annem. Ve ilk onda patladı. Tuzu seven ben bile o kahveden ötürü
Hayata Dair
Hayatın her yol ayrımında, yeni bir karar aşamasındaki o düşünceli günler.. İstatikler, kazanılması ümid edilenler ve vazgeçilenler. İnsanın olasılıkları hesaplayarak ideale ulaşma çabası.. Bir yere kadar güzelken bir yerden sonrası beyhûde bir çaba. Nihayetinde kaderin üstünde bir kader var. Ve teslimiyet en güzel en tatlı duruş. Rabbim sen vereceğim kararı nice güzelliklerin, hayrların sebebi kıl.. Suhûletli, selametli, huzurlu bir hayatı bahşet..
1000Kitap
Bugün bulutlar bir şey göstermeye çalışıyor gibiydi iyi geceler tatlı rüyalar tonton pamuklar