8/10
·480 syf.··
2026 34. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 21:15
Sıcacık, samimi, içten ve duygusal bir mahalle kurgusu okumaya ne dersiniz ? Elzem: Leyla Gecesi, sadece bir aşk hikâyesi değil; geçmişin izleri, yarım kalmış duygular ve kaderin insanı beklenmedik yerlere sürükleyişi üzerine dokunaklı bir yolculuk. Leyla ve Akın'ın yaşadığı duygular samimi hissettiriyor, özellikle özlem ve umut duygusu hikâyenin her sayfasına sinmiş. Kitabı bitirdiğimde içimde hem tatlı bir huzur hem de hafif bir hüzün kaldı. Bazı kitaplar bittiğinde hikâye kapanır, bazıları ise kalbinizde yaşamaya devam eder. Elzem benim için ikinci gruptaydı. Hümeyra Elzem: Leyla Gecesi
Düşünce
Elzem: Leyla GecesiHümeyra · Guardian Yayınları · 2026133 okunma
Tebessüm ettiren , tatlı bir hikaye
8/10
·112 syf.··
2026 32. kitabı
Son derece sıcak, samimi ve insanın yüzünde sürekli bir tebessüm bırakan bir kitaptı. Tamamı mektuplardan oluşmasına rağmen hiçbir zaman yapay hissettirmedi; aksine sanki gerçek insanların sohbetlerini okuyormuşum gibi geldi. Helene ile kitabevindeki insanların arasındaki ilişki zamanla öyle doğal gelişiyor ki, okurken onların dostluğunun bir parçası oluyorsunuz. Kitabın en sevdiğim yanı büyük olaylara ihtiyaç duymadan insanı mutlu edebilmesi oldu. Sayfalar boyunca kitap sevgisini, dostluğu, nezaketi ve mesafelerin gerçek bağlar kurmaya engel olmadığını görüyoruz. Sonu beni üzse de bu hüzün kitabın genel sıcaklığını gölgelemedi; aksine bütün o mektupların ne kadar gerçek ve değerli olduğunu hissettirdi. Mektuplar aracılığıyla kurulan dostluğun yıllar boyunca nasıl büyüdüğünü görmek çok etkileyiciydi. Bu yüzden kitap bittiğinde geriye büyük bir dram değil, tatlı bir özlem kaldı. Bana göre mektup romanlarını seven herkesin okuması gereken, insanın içini ısıtan ve kitap sevgisini yeniden hatırlatan çok güzel bir eserdi.
84, Charing Cross RoadHelene Hanff · Everest Yayınları · 2025235 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Kaygılı temaşa;
Puan vermedi·142 syf.··
2026 13. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 20:21
…kitabı karıştırırken aklıma Chateaubriand geldi. Combourg ormanlarının o bitmek bilmeyen kasvetli ağaçları arasında yürürken içine çöken o ilk gençlik hüznü... İnsan ruhunun o karanlık dehlizlerinde gezinirken, bazen akademik bir metnin soğuk satırları arasında aniden kendi çıplak trajedinizle karşılaşırsınız. Kitabın kapak resmi ne kadar mesafeli ve akademik duruyorsa, anlattığı şey o kadar biziz aslında. O bitmek bilmeyen gece yarısı uyanmaları.  Kitap özünde çok eski bir felsefi ayrımı netleştirmeye çalışıyor: korku ile kaygıyı. Karşınıza ansızın vahşi bir hayvan çıktığında hissettiğiniz şey korkudur, nesnesi bellidir ve insanı hayatta tutar. Fakat o ne idüğü belirsiz, odada yalnızken içimizi kemiren o bulanık gölge... İşte o anksiyete. Nedensiz, bir bahaneden bütünüyle yoksun. Geliyor ve insanı, düşmanın aniden bastırdığı, tüfeği bir yanda, heybesi bir yanda kalmış şaşkın bir asker gibi dımdızlak bırakıyor ortada.  Louis Jouvet’yi düşünün mesela. Ünlü oyununun beş yüzüncü temsiline çıkarken sahne arkasında kan ter içinde kalışı, psikosomatik bir egzamayla boğuşması... Muazzam bir aktör olmanız, yüzlerce kez alkışlanmanız içteki o bilinçdışı boşluğun patlamasını engellemeye yetmiyor. İnsan sahnede ne kadar devleşirse devleşsin, kulisin o karanlık köşesinde kendi Hilflosigkeit’ıyla, yani o mutlak çaresizliğiyle baş başa kalıyor.  Burada akıl, ister istemez Yerkes-Dodson eğrisine kayıyor. Kitaptaki o şema o kadar tuhaf bir gerçeği fısıldıyor ki: Kaygı arttıkça performans önce yükseliyor, insanı yaratıcı kılıyor ama o görünmez dozu bir kez aştınız mı, tepe taklak aşağı. Tıpkı gotik blues riflerindeki o tekinsiz hüzün gibi. Karanlık belli bir ritimdeyken ruhu besliyor, kelimeleri doğuruyor ama frekans saptığında mutlak bir felç hali.  Kuantum dolanıklığı gibi bir şey
Anksiyete ve KaygıAndre Le Gall · Dost Kitabevi · 201670 okunma
8/10
·156 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 12:53
Sürekli geçmişini düşünen bir insan olarak bu kitap tam bana göreymiş dedim :/ Böyle bir kitapçıya benim gibi olan herkesin ihtiyaçı olduğunu düşünüyorum. Herkesin çok beğenebileceği bir tarzda olmayabilir hatta bazı okuyanlara fazla sakin ya da basit gelebilir. Ama bence her okuyucu bu hikayenin bir yerinde mutlaka kendinden bir parça bulacaktır. Çünkü kitap, büyük olaylardan çok insan olmanın içimizde bıraktığı küçük izleri anlatıyor. Sıcacık, huzurlu ve insana kendini yalnız hissettirmeyen bir kitaptı. Kitap bittiğinde içimde tatlı bir hüzün vardı <3
Sakura Mevsimi KitapçısıTakuya Asakura · Athica Yayınları · 2026114 okunma
Puan vermedi·512 syf.··
2026 34. kitabı
Mehsa ~ Firuze Selam ballarıım bugün size Mardin rüzgarları esen bu güzel kitapla geldim konusu Yıllar önce baş karakterimiz Ezra'nın babaannesi Arjin Koçak büyük bir sevda ile Rohat Saruhan ile evlenir. Evlilikleri çok güzel giderken bir sorun çıkar. Saruhanlar ile Eraslanlar arasında kan davası vardır. Bu dava ya berdelle ya kuma ile sonuçlanacakken bir şekilde kuma ile sonuçlanır ve Arjin'e kuma gelir. Bunun acısına dayanamayan Arjin, meydanda içi yana yana büyük bir ah eder ve beddua eder. Der ki, "Hiç bir Koçak, Saruhan'a yar olmasın. Hiç bir soy kız çocuğu olmasın olanlar şanslı saysın kendini." Arjin'in ettiği bu ah istemeden bir felakete yol açar. Bir lanet gibi tüm sülaleyi sarar ve iki ailede birbirine kız alıp vermeye çok korkar, ya kız çocukları hiç olmaz ya da olanlar erkenden ölür. Biz Firuze Koçak ile Ezra Saruhan'ın imkansız aşkını okuyoruz. Birleşmeye çalışırken çektikleri acıları. yorumum Kitabı baştan aşağı çok sevdim. Ben Mehsa'nın kalemine Mıh'tan aşinaydım. Şimdi kalemini ayrı bir geliştirdiğini düşünüyorum. Ezra, özel yetenekli bir insan ve mücevher tasarımcısı. Tasarımları o kadar iyi ki saf yeteneği ile tüm dünyaya duyurdu adını. Kitapta özel taşlarla ilgili hikayeleri okumauı da çok sevdim. Mehsa'nın kaleminde bunu da çok seviyorum. Mesela Mıh serisindeki baş karakter sayesinde çiçeklerin bitkilerin hikayelerini; Firuze serisindeki baş karakter sayesinde taşların hikayesini okuyoruz çok hoş‍ Firuze ise avukat. İstanbul'da çalışıyor çok tatlı bir de arkadaşı var Sahra. Onu da Baranla yapıyoruz Firuze son yıllarda tehdit grödüğü için sevdiklerine ihanete zorlanmış. Acısı çok. O anları okurken bende çok duygulandım Genel itibariyle yan karakterleri de sevdim hepsinin ayrı bir havası var tam Mardin gibi hissettiren çok güzel bir kitaptı.
Firuze 1 - Kehribar AteşiMehsa · Ephesus Yayınları · 202653 okunma
9/10
·112 syf.··
2026 54. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 00:26
Küçük Prens’i okurken sanki bir masal okuyormuş gibi ilerliyorsunuz ama aslında her bölümde hayatla ilgili önemli bir şey söylüyor. Sevgi, dostluk, yalnızlık ve birine emek vermenin değeri üzerine düşündürüyor. Kitabı bitirdiğimde içimde hem tatlı bir huzur hem de hafif bir hüzün kaldı. Bence bu kitap, yaşı kaç olursa olsun herkesin en az bir kez okuması gereken eserlerden biri. Çünkü büyürken kaybettiğimiz bazı duyguları bize yeniden hatırlatıyor.
Duygu ve Düşünce
Küçük PrensAntoine de Saint-Exupéry · Can Çocuk Yayınları · 2015280,2bin okunma