Gena Showalter'ın Karanlığın Efendileri serisinin 5. kitabı olan En Karanlık Arzu (orijinal adı: The Darkest Passion), Gazap iblisini taşıyan ölümsüz savaşçı Aeron ile cennetten düşmüş bir melek olan Olivia'nın yasak aşkını anlatıyor.
Aeron, Gazap iblisini taşıyan Lord'larımızdan biri.Sert, dövmeli,vicdan azabı çeken, sürekli suçluları öldürme arzusuyla boğuşan karanlık bir savaşçı. Uzun süredir etrafında görünmez bir varlık hissediyor ve bu varlık onu deli ediyor çünkü minik iblisi Legion bu kutsal varlığa tahammül edemiyor,sürekli onu hissedince kaçıp cehenneme gidiyor acı çekiyor.
Bu varlık Olivia, cennetin en saf meleklerinden biri.Görevi Aeron'u öldürmek.Çünkü tanrılar (ya da Lysander gibi üst melekler) Aeron'un çok tehlikeli olduğunu düşünüyor.Nedeni, Aeron'un evlat edindiği küçük iblis Legion'un cehennemden kaçmasına yardım etmesi.
Olivia aylarca Aeron'u gizlice izliyor, hayatını öğreniyor, onun içindeki çatışmaları, iyiliklerini, kötülüklerini görüyor ve... âşık oluyor.Görevi yerine getiremeyeceğini anlayınca da,cennetten kovulmayı, ölümlü olmayı seçiyor. Kanatları kesiliyor, ölümsüzlüğü elinden alınıyor ve cehenneme düşüyor.Orada işkence görüyor, şeytanlar tarafından saldırılıyor ama mucizevi şekilde kurtulup yeryüzüne, Aeron'un kalesine ulaşıyor yaralı, kanlar içinde ve tamamen savunmasız.
Aeron onu bulduğunda başta Olivia'ya inanmıyor.Onu öldürmeye geldiğini düşünüyor.Ama Olivia'nın saf masumiyeti, kocaman mavi gözleri ve Seni öldüremedim, seni seçtim demesi onu sarsıyor.
Olivia'nın cennette geri dönebilmesine sadece 13 günü kalmış,yoksa tamamen ölümlü kalacak ve ölecek.Ama Olivia dönmek istemiyor,çünkü ilk defa arzuları hissediyor,yemek,dokunma,seks, mutluluk... Hepsi Aeron'la ilgili.Aeron ise Ben katilim, sen meleksin,ben seni hak etmiyorum diye