21. yüzyıl insanı, tarihin en büyük paradokslarından birini yaşıyor: Bilginin hiper-enflasyonuna maruz kalırken, anlamın derin kıtlığını çekiyoruz.
Dijital simülasyonlar, algoritmalar ve
💼**Bütün dünyanın “uygarlık krizi” yaşadığı bir dönemde, insanlık “yeni bir yol” arayışıyla karşı karşıyadır. Sezai Karakoç’a göre bu yeni yolun mimarı “diriliş insanı” ve ondan peyda olacak nesil
Acı, uyandırmak için dürtmek gibi: Biz genelde gözü kapalı olarak doğduğumuz bu yerde bir şeyleri fark etmek için uyarılıyoruz. Odağımızı ya da yönelimlerimizi bu şekilde sağlıyoruz.
Tabi
Vicdanım sızlıyor... Bunu nasıl ifade edeceğimi bilmiyorum, yüreğimdeki bu ağırlığı artık taşıyamayacak noktaya geldim. Dayanılması zor bunca acının içinde, nasıl baş edeceğini bilemeyen tek kişi ben
Bugünkü kitap uygulaması menüsünde şunlar var:
Başlangıç: Bir tutam kaos ve bolca 'neden ben?' dramı.
Ara Sıcak: Gözyaşı soslu, altı çizili duygusal cümleler.
Ana Yemek: Sert bir dille servis edilen 'Hayatınızı böyle yaşamalısınız' nutukları.
Tatlı: Benim tüm bunlardan kaçıp kendi halimde okuduğum o iki sayfa.🙃
Afiyet olsun hepimize 😅🤭