Yaşarken başımızdan hiçbir şey geçmez. Dekorlar değişir, kişiler girer çıkar, hepsi bu. Başlangıçlar da yoktur. Günler anlamsızca birbirine eklenir durur; sonu gelmez, tekdüze bir ekleniştir bu.
Bu neşeli, akıllı uslu insan sesleri arasında yalnızım. Bütün bu insanlar vakitlerini dertleşmekle, aynı düşüncede olduklarını anlayıp mutluluk duymakla geçiriyorlar. Tanrı aşkına, hep birlikte aynı şeyleri düşünmeye ne kadar da önem veriyorlar.
Virane olmuş kalbime ne yaptın?
Bak, divane aşkım ne yaptın?
İpeğin içinde rahatlığa alışmıştım,
Sen kelebek kanadıma ne yaptın?
Gözünün kadehinden daha içmeden sarhoş oldum,
Baygınım, meyhanemi ne yaptın?
Meğer yaslanmaya layık değilmişim,
Sen omzumdaki hasreti ne yaptın?
Beni yordun ve kendini de yordun gittin,
Sefere çıkan sen evime ne yaptın?
Dünyam senin ağlama yağmuruna bulandı,
Sarayımın çatısına ne yaptın?