Yetişkin bir erkek gibi ağlıyordu, bir oğlan çocuğu gibi değil. İstediğini elde edememiş ya da hayal kırıklığına uğramış gibi değil, hayat acıymış gibi. Sanki yaraları iyileştirilemezmiş gibi.
Yaralarını onun için iyileştirmek istedim.
Bir ev nedir? diye düşündüm: kardan yağmurdan korur insanı, penceresi vardır, dışarıya bakarsın, ama dışarıda değilsin, hem hayata aitsin, hem kendi fanusundasın.