Aklıma İstanbul'da tanıdığım, hapisten yeni çıkmış bir seyyar köftecinin birbirleriyle dalaşan taksicileri sakinleştirmek için söylediği o sihirli söz geldi:
"Herkesin kendine göre bir şeyi var."
Öyle bir laftı ki kimse itiraz edemezdi. Rıza ismindeki adam cinayetten yattığı on iki yıl içersinde bu yatıştırıcı cümleyi keşfetmişti. Ve bununla herkesi barıştırabilirdi!
Telefonun en nefret ettiği yanı insan üstünde kurduğu zorbaca hâkimiyetti. İsteği dışında rahatsız edilmesi bir yana, Quinn kendisini bu aletin emirlerine kaçınılmaz olarak teslim olmuş buluyordu.