Sevinç Çokum'un öykülerinde kullandığı dil o kadar sade ve yumuşak ki. Özellikle betimlemeler ve benzetmeler üstünde çok çalışılmış ama o kadar doğal. Öykü kahramanları tanıdığınız biri, olaylar başınıza gelebilecek olaylar. Okurken keyif aldığım yazarlardan biri. Öyküden hoşlanıyorsanız mutlaka okumalısınız.
Ben çocuktum, zengin görmemiştim. Acaba vardı da gözükmek mi istemezler? İşinde gücünde çok insan gördük de zengin biri, şöyle alımlı alımlı geçmemişti yanımızdan. Lakin anam görmüş tabii. Anam bana şöyle tarif etmişti: 'Zengin kişi çorba içmez, fakir yimeği dediklerinden, patates yimez, mörcümek yimez. Mördüvenden inerkene onun asaletinden kenarıya durursun. Edirafına baktıkça bağlar yeşerir, yörürkene göğdesi kemend atar. Zengin kişinin ayağı altında gül çiçek biter. Hızır her daim ziyaretçisidir bunun. Ben Hıdırellez'de kaç kere gül dalına sabahını kese astım da bir kerecük ziyaretimize gelmedi. Aşk olsun Vesselam.
1924'te ölen Kafka ile ilgili "resmi" bir belgede Prag vilayeti yetkilileri, Franz Kafka adlı yurttaşın askerlik durumuyla ilgili bir araştırma yapılmasını istiyorlar il polis Müdürlüğünden. Prag polisinin araştırma sonucunda verdiği bilgi Kafka'nın yapıtını aşan bir saçmalık örneği (aynen çeviriyorum: "29.3. 1934 tarih, No. VII 20197/ 4 sayılı yazınıza binaen adı geçen kişinin Viyana yakınlarında bir yerde 3. 7. 1933 tarihinde ölmüş ve fakat Prag'da gömülmüş olduğunu bildiririm."
18.4.1934
Okunaksız bir imza.)