Eski Türklerde, kadınlar genel olarak amazondular. Binicilik, silah kullanma, yiğitlik, Türk erkekleri kadar Türk kadınlarında da vardı. Kadınlar, doğrudan hükümdar, Kale kurumanı, vali ve elçi olabilirlerdi...
Eski kavimler arasında hiçbir kavim, Türkler kadar kadın cinsine hak tanımamış, saygı göstermemişlerdi.
Eski Türklerde ev, Araplarda olduğu gibi, yalnız kocanın değildi; koca ile eşinin ortak malıydı. Bundan dolayı da, evin erkeğine "ev ağası", evin hanımına da "ev kadını" sanı verilirdi.
Türk ilhanları, emperyalist de değildi. Çünkü yalnız Türk illerini birleştirmekle yetiniyorlar, başka ulusların ülkelerini ele geçirmeye çalışmıyorlardı.
Yalın dil, aruz ölçüsüne pek uyumuyordu. Oysa hece ölçüsüyle yalın dil arasında, çok yakın bir akrabalık vardı. Sarayın savsaklamasına karşın halk, Yalın Türkçeyle hece ölçüsünü, iki değerli tılsım gibi bağrında sakladı
Özellikle dede Korkut kitabı'ndan, bu bakımdan çok yararlanabiliriz. Çünkü bu kitap, Oğuzların İlyada'sı niteliğindedir ve dili de eski Oğuzcadır. Demek ki, bize özgü Türkçe'nin anasıdır. Bu kitap hiç bozulmaksızın, yeni yazımla düzgün ve okunaklı olarak yeniden basılırsa, yeni Türkçemizin zengin bir hazinesi olacaktır.