Ancak osmanlıcılar hiç düşünmüyorlardı ki, her ne yapsalar, bu yabancı uluslar, Osmanlı topluluğundan ayrılmaya çalışacaklardır. Çünkü artık yüzlerce ulus'tan oluşan yapay toplulukların sürmesine olanak kalmamıştır.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bu ulusun, yakın bir zamana dek kendine özgü bir adı bile yoktu. Tanzimatçılar ona, "sen yalnız Osmanlı'sın. Sakın başka uluslara bakarak sende ulusal bir ad isteme! Ulusal bir ad istediğin anda, Osmanlı imparatorluğu'nun yıkılmasına yol açarsın." demişlerdi. Zavallı Türk, "yurdumu yitiririm" korkusuyla, "vallahi Türk değilim. Osmanlılıktan başka hiçbir toplumsal çevreye bağlı değilim." Demek zorunda bırakılmıştı.
Bizde, şimdiye değin halk sanatına kim değer verdi? Eski Osmanlı seçkinleri, köylüleri "eşek Türk" diye aşağılarlardı. Anadolu kentleri de "taşralı" sözü ile küçümsenirdi. Genel olarak halka verilen ad, "avam", yani kaba ve bilgisiz halk, ayaktakımı sözcüğünden başkası değildi.
Seçkinlerin çocukken aldıkları eğitimde, ulusal kültür yoktu. Çünkü içinde okudukları okullar halk okulu değildi, ulusal okul değildi. Bundan dolayı ulusumuzun seçkinleri, ulusal kültürden yoksun olarak yetiştiler, ulusallıktan yoksunlaşarak yetiştiler.