Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,
yetmişinde bile,
Mesela, zeytin dikeceksin,
Hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,
Ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,
Yaşamak yanı ağır bastığından...
Nazım Hikmet Ran
"Yanımda olmanı istiyorum!" diyemediğim için "Bu yağmur içimi ıslatıyor." dediğimi nasıl anlamaz?
Düpedüz "sarıl bana!" dedikten sonra sarılmanın ne anlamı kalır?