Kitabın sonunu okura mı bıraktı yoksa yeter sıkıldım burada bırakıyorum mu dedi bilmiyorum ama bu son yakışmadı.
Kitabı okurken yarım bırakılmışlıklar olduğunu hissettim.
Denizi anlatan denizi yaşayan insanların acıları, yaşam tarzları, fikirleri, arkadaşlık ilişkilerini anlatan bir kitap olarak başlayıp mültecilik sorunu ile son bulan bir kitap karşılıyor bizi.
Mustafa'nın önce 'Deniz'ini kaybetmesinin acısını yaşarken televizyon haberlerinden aşina oldukları ölü insan bedenleri ve bitap düşmüş bir bebek evliliklerinin ortasında düşerek hayatlarına bambaşka bir yön veriyor.
Mustafa, Mesude ve Samir Bebek üzerinden anlatılan bir Deniz hikayesi.
Bin Muhteşem Güneş kitabından sonra okumam tesadüf mü tevafuk mu bilmiyorum ama Afganistan'da yaşanan savaşların ve kadınların yaşadığı acıların üzerine gelen Zilha'nın bebeğini ölümden kurtulması için bırakması birçok gerçeği gözler önüne seriyor.
Kitap sade bir üslupla ele alınmış.
Beklentimin altında bir kitap...