Onlar Kuranı okuyup düşünmüyorlar mi? Yoksa kalpleri kilitli midir?
Muhammed Suresi, 24
Mübârek kitabımız Kur'an-ı Kerim, tezekkür, tefekkür, teakkul, tedebbür ve tefakkuh gibi tamamen akla ve düşün-
meye dayalı kavramlar üzerinde durarak, "aklını kullanmayanlara ve aklını kullanmayanları kullananlara" ciddi
uyarılarda bulunur ve onlarla mücadele eder.
Kur'ân Müslümanı: İnsanlar Kur'ân ile eğitilmezse içlerindeki inanç boşluğu ya yeni hurafelerle dolar ya da geçmiş kültürlerini yeni inanışları ile birleştirip İslâm adı altında kabullenirler.
Gelenekçi: Örnek verebilir misiniz?
Kur'ân Müslümanı: Mesela hepimizin bildiği Nur-u Muhammedi ya da Hakikat-ı Muhammedi dediğimiz kavram, yani Allah'ın önce Muhammed'in nurunu sonra da ondan tüm kâinatı yarattığı mitolojisi Pavlus Hıristiyanlığının bir yansımasıdır, onlar da bu inancı Eski Yunan medeniyetinden almış olabilir.
Abi: Levlake "Sen olmasaydın kâinatı yaratmazdım." hadis-i kutsisinden bahsediyorsun değil mi? Bu Risalelerde geçmektedir.
Kur'ân Müslümanı: Evet, ama Risalelerde de bulunan bu söz kutsi hadis değil, uydurmadır. Kaynağını Pavlus'un mektuplarından alır. Gördüğünüz gibi inancımız Kur'ân ile şekillendirilmezse artık ona hurafeler şekil verir.
Düstûrumuz Kur'ân - ı Kerim olmalıdır . Onu iyice kavramalı ve onun hükümlerine göre yaşamalıyız . Yeni nesilleri Kur'ân'ın ezberi , tilaveti , anlaşılması , tedebbür edilmesi ve hayata geçirilmesi noktasında eğitmeliyiz . Zira Kur'ân , sırlarını ; onu tilavet etmekten öteye geçmeyen kimselere değil , emir ve yasaklarına tâbi olup vadettiği hakikatlere iman eden kimselere açar .
Kur'an-ı okumayan onu terk etmiştir. Okuyan ama anlamını düşünmeyen onu terk etmiştir. Okuyup anlamını düşünen fakat gerekleriyle amel etmeyenler yine onu terk etmişlerdir.