kitabı kapatmalı
ayağa kalkmalı
zaman doğrultusunda adım atmalı
çiçeğe bakmalı
belirsizi duymalı
var olmanın sonuna kadar koşmalı
yitimin toprak kokusuna gitmeli
ağaçla Tanrının buluşma yerine varmalı
genişlemeye yakın bir yere oturmalı
öylesineyle keşif arasında bir yere!
Benim durumum, tıpkı konuşma felci olan bir insanın ağız hareketl
erinden ne söylemek istediğini anlamaya çalışan, fakat bunu başaramayan bir insana benziyor.
Her insanın bazı umutları olabilir ama bunların geçekleşeceği belirsizdir. Yani sürekli hiç bitmeyen bir bekleyiş içindesin... Ne olduğunu bilmediğin bir şeyi beklemektesin ve sadece beklediğini biliyorsun, o kadar.
evden çıkarken bir öğüne yetmeyecek bıraktığım para.
gramofon avratlar telaşla söylerken şarkıları
gülsem, karşımda gülmeyecek kimse yok
çünkü ben ardından üzülecek değil
unutulacak adam olarak yaratılmış bir aşiretin
uzak şehirlerdeki başı dik şubesiyim
içim, karla karışık
Bülent Parlak