İslam, bir bütün olarak öğrenilip öğretilecek! Önce abdest ve namaz öğretilsin ama İslam'ın o kadar olduğu hissettirilmesin. Kur'an, okunmak ve amel edilmek için bilinsin. Hiçbir önder, hiçbir âlim, peygamber gibi algılanmasın. Herkes yerli yerine oturtulunca da İslam gerçek kimliği ile bilinecektir. İslam'a davet edenler, Şeriat'ın niteliğinden ve niceliğinden konuşanlar, yazanlar ürkmeye hazır hale getirilmiş toplumlara muhatap olduklarını bilerek yazıp konuşmalıdırlar. Taviz vermekle kaçırmak arasında mutedil bir yol bulunmalıdır. Bu yolu bulamayanlar, kendilerini İslam adına konuşan yetkililer olarak bilmemelidirler.
Ne şanslıyız ne de zarardayız. Sadece imtihandayız. İmtihan ise hep aynıdır. Soruların yeri ve cevap ışıklarını değiştirmişler. Ana soru hep aynıdır: Şeytana uymak veya uymamak!
Eski ümmetleri, unutulmuş hikayeler düzeyinden kaldırarak bizden önce şeytanın tuzağına kapılmış nesiller olarak görüp kendimize ders çıkardığımız zaman hem kurtuluş yolunu kendimize açmış oluruz hem de mü'min idrakimizin gereğini yapmış oluruz.