UZUN ZAMAN SONRA İLK KEZ BİR KİTABA AĞLADIM
Puan vermedi·352 syf.··
2026 15. kitabı
Her şeyden önce bütün incelemelerim gibi bunun da spoilerli olduğunu söyleyeyim. Sonrası biraz dağınık olacak çünkü objektif ve yararlı bir eleştiriden çok (ya da yorumlamadan )çok içimdeki hisleri döktüğüm bir inceleme olacak geri kalan bütün kitaplarda da yaptığım gibi. Öncelikle ben bu tarz psikolojik gerilim(?emin olamadim) ve Gizem içeren kitaplarda gizem'i çözmeyi bıraktım. Yani zaten hiçbir zaman nokta atışı bir şeyleri bulamıyorum bulduğum şeyler de bin tane ihtimali arasından tutan bir tane ihtimal falan oluyor. Ama en önemlisi bir süreden sonra gizemi bulmaktan çok karakterlere kahrolduğum için düşünemiyorum. Bu da öyle oldu. Bütün bir kitap boyunca helena'ya ve kate'e sarılmak istedim. (Kate ne alaka demeyin O benim anksiyeteli bebeğim). KİTABIN O KISIMLARI GELİNCE HER BATHANY İSMİ GEÇİNCE AĞLIYORDUM. Kitapta Helena'yı hiçbir zaman suçlayamadım açıkçası. Berbat anneliği veya manyak kontrolcü bir patron gibi davranması da dahil olmak üzere evet. Ben zaten konu annelik ve çocuk sahibi olmak denince çok hassas oluyorum. Onlarca kadının anne olmak istememesine rağmen sorumsuz kocaları ve toplum yüzünden evebeynlik gibi büyük bir yük almaları ve bu yolda gerek fiziki gerek ruhsal en büyük hasarı almaları BENİ KAHREDİYO. Bu kitapta da Helena'ya kocaman sarılmak istedim ve kitabın en basından beri Simon'a sövdüm. Evet Helena'nın anlatış biçiminden ne kadar iyi görünse de öyle olmadığını anlamıştık zaten ama yine de çok büyük bir öfke doluydum ona özellikle de çocuk isteme konusunda. TA Kİ PEDO TCVCÜ OLDUĞUNU ÖĞRENENE KADAR. BATHANY. YEMİN EDERİM YAZARA ULAŞIP SORASIM VAR O PİC KIZINA ÖYLE Bİ BOK YEDİ Mİ YA DA YEMEYİ DÜŞÜNDÜ MÜ DİYE. Mark'a gelirsek seni ve karına olan aşkını yerim öncelikle. Ya bu kitapta niye hiçbir çift mutlu olamadı yazık günah. Neyse Mark'tan
Hayalet YazarA. R. Torre · Martı Yayınları · 202498 okunma
Puan vermedi·136 syf.··
2026 11. kitabı
'Geber Aşkım' yazarın yayınlanan tek kitabıdır. Yazar, doğum sonrası depresyona giren bir kadının yaşadığı bunalımları ve kadınlık ile annelik arasında yaşadığı çatışma halini yansıtmak istemiştir. Kitabın tamamı karakterin söylemlerinden oluşuyor; sanki öylesine yazılmış, ara ara yazının başına geçip aklına gelen birbirinden kopuk cümleleri sıralamış gibi. Yazdıklarından hangisi gerçek hangisi halüsinasyon olduğunu ayırt etmek okurken çok zor. Bu yüzden kitapta tamamen bir belirsizlik ve karmaşa hakim. Belkide bu şekilde o depresifliği okuyucuya aktarabileceğini düşünmüş ama yanılmıştır. Kitap aynı zamanda iyi oyuncularla sinemayada uyarlanmıştır, belki de aktarmaya çalıştığı çatışma halini izleyiciye beyaz perde sayesinde aktarabilmiştir. Bu yüzden izlenecek filmler arasında yerini alırken okunmasını tavsiye etmeyeceğim kitaplar arasında da yerini aldı. İyi okumalar..
Geber AşkımAriana Harwicz · Tersine Kitap Yayınları · 20251,073 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Yetersiz ve zorlama bir final..
2/10
·536 syf.··
2026 1. kitabı
Selam, 1000Kitap’ı pek kullanmıyorum ama birileriyle fikirlerimi paylaşmak istedim. Belki de Ben mi yanlış düşünüyorum? falan gibisinden. Eğer haksız olduğumu düşünüyorsanız lütfen belirtin. Kitabı yeni bitirdim ve açıkça söyleyebilirim ki çoğu yerde çok kolaya kaçılmıştı. Tamam da ne alaka ya dedim sürekli. Kitap 530 sayfa ve 400 sayfa boyunca neredeyse hiçbir şey olmuyor ben bir savaş kitabı okuyacağız sanıyordum ama 400 sayfa boyunca ağırlıklı olarak aşk ve ilişki dinamikleri var. Dinamik de hep aynı zaten= (koruyucu + sahiplenici + itaatkâr erkek) ve (cesur + inatçı + güçlü kadın) pfff Yani o kadar şehirler, krallıklar düşüyo abi 15 ay önce Saige dangalağı küçücük kızın ölümüne yol açıp kendi de esir düşüyor ki bunun öncesi de var, yani en az iki seneye yakın diyarda savaş var VE bunlar oturmuş hâlâ düğün dernek yapıyorlar! DAHA YENİ tüm krallıkları çağırıp bir plan yapmaya çalışıyorlar, o da hiçbir fayda sağlamıyor. Sağlıyorsa da kitap bunu bize anlatma gereği duymuyor bir daha adı geçmiyor hiçbirinin onun yerine yok Drystan, yok Irithel, küvet veya aşk sahneleri biz çok iyi yönetiyoz dimi aşkım? Evet aşkım... Nah iyi yönetiyonuz btw Üst üste düğün kutlama yapanlar mı ararsın, milletin krallığı yanarken sözde imparatorluğun aşk meşk derdinde olması mı. Valla Reika haklıydı; bunların alıklıkları kadının canına ne kadar tak ettiyse artık. Zaten bence 4 kitap boyunca yazılmış en iyi metin Reika’nın itirafıydı: 24 tane sorumsuz ebeveynin planladığı 2. sınıf bir Hunger Games; evlilik dışı doğmuş ve masum bir kızın bile boynunu kırabilecek (öyle varsayıyordu) kadar ileri giden eğitimsiz bir tavernaciyi imparatoriçe yapamaz, YAPMAMALI! Karakter gelişimleri zaten çok komik. Zaiden lavuğu kitapta bir yerde diyor ki: "General / komutan ordusu ile birlikte olmalı, onurlu
1000Kitap
Diyarların YazarıAdora Yağmur · İndigo Kitap · 202695 okunma
Puan vermedi·517 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
MARTİN EDEN JACK LONDON 522 SAYFA Sadece sevdim seni. O kadar çok sevdim ki bırak senin gibi capcanlı bir kadının kalbini, taşı bile eritmeye yeterdi aşkım. Yirmili yaşlardaki denizci Martin, bir rastlantı sonucu Morse ailesi ile tanışır. Ailenin kızı Ruth'u görür görmez aşık olur Martin. Fakat bu aşkı yaşabilmesinin önünde büyük bir engel vardır. Kültür farkı. Tabiri caizse alt tabakadan ve cahil bir gençtir Martin. Ruth ve ailesi ise zengin, üst sınıf bir sosyal gruba dahildir. Bu aşkı yaşamak için yapacağı tek şeyin kendini geliştirmek olduğunun farkında olan Martin, büyük bir azimle okumaya başlar. Gece yarılarına kadar adeta sular seller gibi okur. Ardından yazmaya da başlar. Denizcilik üzerine, aşk üzerine yazılardır bunlar. Ardarda yayınevlerine yollamaya başlar yazdıklarını. Genelde hüsrana uğrar, çünkü basılmaya değer görülmez çoğu yazdığı. Bu arada Ruth'la da görüşmektedirler. Yazdıkları hakkında onun onayını almak, beğenilmek en büyük isteğidir. Sonrasında ne mi olur, okuyup öğrenmeniz gerekecek. Uzun yıllar okumayı ertelediğim bir kitaptı Martin Eden. Yarı otobiyogtafik bir eser ve büyük bir azim, başarı, aşk hikayesi. Sevgili Seyfettin ve Sevilay ile birlikte okuduk ve iyi ki okuduk. Eşlik ettiğiniz için teşekkür ederim arkadaşlar. Martin'in kendini yetiştirme çabası, asla üretme çabasından vazgeçmemesi, aşkına duyduğu büyük tutku ve saygı, yaşadığı ruh hali çok etkiledi hepimizi. Para, eğitim, aşk, mutluluk, azim kavramları üzerine düşündüren ve okunması gereken özel bir eser. Benim gibi geç kalan dostlara mutlaka tavsiyemdir. Aşkın akılla alakası yoktu. Aşk, aklın üzerindeydi. Dünyada en büyük şey aşktır. Eğer bir şeyi sevmediysem sevmedim demektir, o kadar. Şu güneşin altındaki hiçbir sebep sadece türdeşlerim çoğunluk olarak onu beğeniyor veya
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,3bin okunma
Puan vermedi·560 syf.··
2026 67. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2026 21:22
Şafak Vurgunu ~ Şevval Demirdöğer . Anlaşmalı evlilik ve asker karakterlere âşık biri olarak kitabı çok seveceğimi biliyordum ama beklentimin fazlasıyla ötesindeydi! Işıl ile başlıyoruz kitaba. Soyadının ve ailesinin ağırlığıyla resmen bir fanusta yaşıyordu. Bu fanustan kaçışı zor olmuştu. Galerisinde uğradığı bir saldırının ardından tekrar eve dönmesi gerekliydi ama artık bununla da sınırlı kalmayacaktı. Lakabı “Yıkım” olan özel eğitimli Binbaşı Ecevit Demirhan ile evlenecekti. Anlaşmalı bir evlilik ne kadar zor olabilirdi ki? Her ikisi için de beklenmedikti!! Görev adamı Ecevit için Işıl ile böyle bir yola girmek ve onları birbirine bağlayan geçmişin izleri, işleri görevin ötesine götürüyor. İkilinin zıtlıklarına rağmen olan uyumlarına bayıldım. Sanatını meslek gibi görmeyen ailesi ve bu duruma kırgınlığıyla Işıl kalbime dokundu mesela. Portakallı kurabiye meselesine ve Ecevit’in ailesine bayıldım. Kardeşlerine ve annesine bayılmakla beraber gizemli kardeşimizin akıbetini merak ederek çevirdim sayfaları. Havacı Alkan ve duvar muhabbeti çok komikti Ecevit’in Işıl’a tam dikkat olması, saçlarıyla oynadığında sıkıldığını anlaması, taştan bir adam oluşu ama konu Işıl olunca o sertliğin kırılmaya başlaması kalbimi çok çaldı. Kızımızın elindeki his kaybı nedeniyle zorlandığı yerlerde Ecevit’in adeta eli oluşu çok iyiydi! “Işık” demesi, “gün ışığı” hitabı Allah’ımmm yazdıkça aşkım artıyor “Eyvallah” ve “eyvallah alındı” muhabbetini ayrı, Gaziantep sahnelerini ayrı sevdim. Kıskanç Ecevit ise kesinlikle favorimdi. Duvarları olan ama bu duvarları karşısındakine değil kendisine olan Ecevit bebeğim, sana kocaman sarılmak istedim Işıl’ın hayalini gerçekleştiren adam kalbimi çok çaldı. Köpekleri Güneş ve Gece özellikle Yapmak istediği şeyleri Gece istiyormuş gibi söylemesi bana
Şafak VurgunuŞevval Demirdöğer · Pukka Yayınlar · 2026161 okunma
Aile Faciası
10/10
·164 syf.··
Beğendi
·
2026 45. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2026 22:38
Ay şimdi düşün… böyle bir evdesin. Dışarıdan bakınca “ne kadar saygın aile maşallah” ama içerisi tam skandal evi. Herkes birbirine “efendim, hanımefendi” diye dolaşıyor ama gözler başka yerde, akıllar başka yerde. Anjel zaten olayın kraliçesi. Kadın gelmiş “çocuk eğiteceğim” diye, evin erkeklerini tek tek eğitmiş resmen Ama suç sadece onda mı? Asla. Erkekler de öyle hazır bekliyor ki, sanki biri gelsin de bizi yoldan çıkarsın diye nöbet tutuyorlar. Biraz ilgi görünce hemen “biz aslında çok yalnızız” moduna giriyorlar. Tabii canım. Bir de en komik taraf şu: herkes kendini çok akıllı sanıyor. “Kimse anlamaz, biz çok gizliyiz.” Aşkım bütün ev zaten olayın farkında, bir tek siz farkında değilsiniz. Ve o son sahne… AY ORASI VAR YA Kapılar açılıyor, gerçekler saçılıyor, milletin yüzü düşüyor… tam “yakalandın tatlım” anı. Herkes bir anda: * “Ben öyle demek istemedim” * “Aslında yanlış anlaşıldı” * “O beni kandırdı” E tabi, suçlu hep karşı taraf zaten En sevdiğim şey şu oldu: kimse cool kalamadı. Hani bazı karakterler vardır ya “ben durumu kurtarırım” diye… yok. Herkes tek tek dağıldı. Resmen toplu rezalet izledik. Şunu net söyleyeyim: Bu kitap mahalleye düşse var ya, 3 gün kimse uyumaz. Herkes camdan camdan bakar, “dün gece ne oldu biliyor musun?” diye anlatılır. Genel olarak okurken hem güldüm hem sinir oldum açıkçası şaşırmadım Hüseyin Rahmi’ nin kalemi böyle biz severiz entrika
1000Kitap
MürebbiyeHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202511,2bin okunma