Abbas Tekin

Gece, zulmânî hicâbın teayyününe işaret olduğu gibi; güneş de nûrânî hicâbın taayyününe işarettir. Dâbbetü'l-arz, süflî ve hayvânî tabiatın sûretine; Deccal, nefsânî taayyünün misâline işarettir. Kıyâmet yaklaştığı sırada, zulmânî hicâbın galebesi ile durum değişir. Âlem, gece gibi iyice zulmânî (karanlık) olur. Tabii süflî hâllerin zuhûru ile de insanlar, hayvanlar gibi olur. Keza nefsânî gâilelerin hücumu ile bu zamanın şeriat ve hakîkat nûrundan uzak olması dolayısıyla, bedenlerin ruhlardan ayrılmasından sonra başkalaşması gibi, her şey bilinen şekillerinden başka hâle gelir. "Küçük fenâ” sayılan tabii ölümün vukuu sırasında tevbenin kabul olmaması gibi, o vakitte tevbe kabul olmaz. Bu ümmetin ömrü, çoğunlukla 60 ile 70 arasındadır. Onun için bu hususa işareten tevbe bâbı senesiz olarak meydana çıktı. Bu bâb, güneşin batıdan doğma sırasına, yani rûhun cesedden ayrılma zamanına tâlik edilmiştir, kabul ve ikbal zamanı son buldu. [Sayfa kenarındaki ilave]: Bu makamın tahkiki: Güneşin doğudan doğması, Hz. Muhammed'in şeriatinin zâhiri ve bâtını ile bekâsına işarettir. O, idare edici ilâhî rûhun sûretidir. Güneşin batıdan doğması, şeriatin hükmünün son bulmasına işarettir. Bu ise, bedenleri idare eden hayvânî rûhun sûretidir, özelliği beden mağribinden doğmaktır. Velhâsıl, hayvânî ruh beden mağribinden (batı tarafından) doğduğu vakit, kuvveleri ve uzuvları hükmü altına alır ve insanlar, hayvanlar gibi olur. Güneşin batıdan doğmasında da buna işaret vardır. O sırada hâl tersine döner, işler değişir, zâhirden bâtına intikal eder. Mushaflar kalkar, kalplerden ilim yok olur. Geride sadece cehalet ve hayvânî sıfatlar kalır. Allah bizi bundan korusun.
Sayfa 77·Kitabı okudu
Kıyamet
Reklam

Abbas Tekin

, bir kitap okudu
Puan vermedi·88 syf.·
13 günde okudu
·
2022 1. kitabı
İsmail Hakkı Bursevi
10/10 · 16 okunma
Bir şey istemek üzere sana başvuran fakirleri önce araştır. İhtiyacı olmadığı halde fakirlik gösterisi yapan yalancı, düzenbaz, münâfık birisinin hile ile senden bir şey almasına fırsat vermemeye çalış. İhtiyaç içinde olmadığı halde, ağlayıp sızlayarak yardım dilenen böyleleri, sonra gerçek fakirlere yapılacak yardımlara da mâni olurlar.
Sayfa 494
Tasavvuf
Bu zaman, âhir zamandır. Bu zamanda, çoğu insanların mâbudu paradan ibarettir. Bu zaman insanlarının çoğu, Mûsâ aleyhisselâmın kavmine benzedi. Yahudilere benzedi. Onlar altın buzağıyı kendine mâbud edinmişlerdi. Bu zamanın insanının altın buzağısı da paradır…
Sayfa 493
Tasavvuf
Ârifin Ahirete Hitaben Söylediği Sözler
Ârif kişi, âhirete karşı zühd ve takva sahibi olmak istediği zaman ona hitaben şöyle der: — Ey âhiret tasası! Benden uzak ol. Zîrâ ben, izzet ve Celâl sahibi Hakk'ın kapısına talibim. Benim nazarımda senin de, dünyanın da birbirinizden farkınız yok. Dünya beni senden alıkoyuyor. Sen de Rabbimden alıkoyuyorsun. Beni Rabbimden alıkoyan hiç bir şeyde bence hayır yoktur... Ârifin ahirete hitaben söylediği bu sözlere iyi kulak veriniz. Zîrâ bu sözler, Azîz ve Celîl olan Allah'ı bilmenin özüdür. Allah'ın, mahlûkattaki iradesinin özüdür. Bu, aynı zamanda peygamberlerin, resûllerin, evliyanın ve salihlerin de hâlidir...
Sayfa 476 - Baskı Yılı 1987
Tasavvuf
Reklam