Kitabı okumaya başlamadan önce içimde bir huzursuzluk vardı. Umutsuz ve depresif kadın karakterlerle ergenliğimden tanıdık olan eğilimle bağ kurmaktan ve onlarla benzerliklerimi görmekten kaygı duyuyordum çünkü içimdeki bu iyimserliği ve hayatın güzel bir yer olabileceği inancını yerleştirmek için çok mücadele etmiş ve bedel ödemiştim. Türk kadını konusunda yapılan benzetmeleri okuduğumda içimde hâlâ taşıdığımı gördüğüm özgüveni yamalı Türk kız çocuğu beni sarstı. Kitap için söylenebilecek en net ifade de sarsıcı olacaktır.
Avrupa'nın orta yerinde bile Ortadoğulu kadınları bir bakışta ayırt edebilirim. Hepimizin gözlerinde derin bir korku ve hüzün var. Özgüvenimizi hiçbir zaman kazanamamışız, gururumuz Rasputin gibi yaralarla dolu. Batılı kadınların bedenlerini taşıyışından eser yok bizde.