Umut, insanın ayağına batan bir cam kırığı gibidir. Ayağında bulunduğu müddetçe, attığın her adımda canını yakar. Çıkarılıp atıldığında ise bir müddet kanar, iyileşmesi biraz zaman alır fakat sonunda yürümeye devam edersin.
Ama terapi böyle bir şey. Hasta kabul edemediği duygularını terapistine aktarıyor; terapistide onun hissetmekten korktuğu bütün duyguları üstlenip onun adına hissediyor.Sonra ona duygularını yavaş yavaş geri veriyor.
Terapi, enginarın kabuklarını soymak gibidir. Dış kabuklarını soydukça uğraşmanız gereken yeni bir katman çıkar. Yaprakları dikenli olabilir. Bütün katmanları soyduktan sonra enginarın kalbine, yani gerçekten olduğunuz kişiye ulaşırsınız.
Ama başkalarıyla kalıcı ve sevgi dolu bağlar kurmadan en iyi ilaçlarla ve dünyanın en iyi terapisiyle bile iyileşmek ve sağlıklı hâle gelmek imkânsızdır.