7/10
·408 syf.··
2026 9. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2026 23:25
Danielle Steel'in kitaplarını severek okuyor ve bittiğinde özlüyorum. "Güvenli Liman" da onlardan sadece biri. Ophelia eşi ve oğlunu bir uçak kazasında kaybedince büyük bir boşluk ve yasın orta yerinde bulur kendisini. Yas söz konusu olunca çaresizleşiyoruz bir anlamda. Bir daha göremeyecek, sesini duyamayacak olmanın kabullenme sürecindeki derin boşluğu altında takvimleri devirmek vs. Ophelia'da hem eş kaybı hem de evlat kaybının üstesinden gelmek için terapi grubuna gider. Çünkü iki kayıpla birden mücadele etmek gündelik hayatını aksatır hale gelmiş ve 11 yaşındaki kızı Pip'i ilgisiz bırakmıştır. Pip' de kendi dünyasında yalnızlık çeker ve tek arkadaşı olan Köpük ile vakit geçirir. Pip, bir gün köpeği Köpük'le gezerken San Francisco’nun Safe Harbour kasabasının sahilinde gözüne resim yapan bir adam ilişir ve sessizce yanına sokulur. Yaşadığı derin yalnızlık ve yüreğinde eksikliğini hissettiği baba sevgisi ile hareket eder. Matt, yani ressam küçük kıza resim yapmayı öğretir ve onu ürkütmemek için nabza göre şerbet verir. Fakat gelgelelim Ophelia bu arkadaşlıktan hiç hoşlanmayacaktır. Tabii ilk anlarda . Bu duygusunda yakın arkadaşı Andrea'in de payı vardır. Matt, kendi halinde yaşayan, eşi tarafından en yakın arkadaşıyla aldatılmış ve çocuklarından uzun seneler ayrı kalmış. Hayatında yaşadığı travmanın enkazında yaşıyordur. Ta ki Pip ona küçük yüreği ve kocaman sevgisiyle arkadaşlık edene kadar. Bir gün ressamı ziyaretinde küçük bir kaza geçirir ve Matt'in evine gitmek zorunda kalır, hem de annesinin tüm uyarılarına rağmen. Hikâyenin bundan sonraki kısmı da oldukça sakin,olaysız ilerler. Canım tabii olay var ama o kadar yükseltmiyor, olacakları tahmin edebiliyorsunuz. Yazarın okuduğum ilk kitabı "Onun Parlak Işığı" kitabında yer alan oğlu Nick'in gerçek
Güvenli LimanDanielle Steel · Arkadya Yayınları · 202542 okunma
İki kişi okuduk ama bir kişilik mantık bulamadık :))
Puan vermedi·336 syf.·
2026 43. kitabı
✯Bellisperennis✯ Aman yarabbi ,biz ne okuduk böyle !!!! “Bu kitap bize bir şey kattı mı?” diye sorarsanız… yok canım, katmadı :))Bildiğimiz konuların turistik gezisine çıktık resmen. Ama hakkını yemeyeyim: okurken o kadar güldük ki, kitap mı okuduk yoksa stand-up gösterisi mi izledik hâlâ emin değilim. Konuya gelecek olursak… aslında ortada tek bir konu yok. Yazar “biraz oradan, biraz buradan” yapmış ama hepsini bağlayan ortak nokta şu: erkeklerin bitmek bilmeyen açgözlülüğü. Yani adamlar doymuyor, doyamıyor, doymaya da niyeti yok :)) Benim favorim ise o ünlü ressam olan yaşlı bunaktı. Hani “insan yedisinde neyse yetmişinde odur” derler ya… bu adam yetmişinde de ergen çıkınca ben bir durup düşündüm: Demek ki bazı şeyler gerçekten güncellenmiyor! Yaş almış ama akıl hâlâ “gençlik paketi” kullanıyor. Bir de utanmadan çapkınlık peşinde… Amca, gözlük nerede onu bul önce :)) Bir de şu var: Evde gül gibi eşi seni bekliyor, sen gidip başkasına âşık oluyorsun. Yani bu özgüven mi, unutkanlık mı, yoksa “ben ne yapıyorum” bilmezliği mi, çözemedim. Ama kesin olan bir şey var: bu da ayrı bir zırto :)) Neyse, ben daha fazla konuşursam kitap yerine karakterlere terapi yazacağım. En iyisi burada susayım, sözü arkadaşıma bırakayım .. Sadecemoonlight Bir kısa roman ve üç öyküden oluşan Abanoz Kule… ama öyle “çerezlik okurum geçerim” kitabı değil, baştan söyleyeyim :) Fowles bu kitapta doğa–insan, sanat–yaşam ilişkilerine bildiğin ressam titizliğiyle bakmış. Öyle iki satır okuyayım diyorsun, bir bakmışsın betimlemelerin içinde kaybolmuşsun. İmgeler desen bol kepçe, olay örgüsü desen hafif gizemli, karakterler zaten “ben normalim” demeye utanır :))Hepsinin ortak noktası: okuyucuyu sürekli sorgulamaya itmeleri. Yani kitap seni rahat bırakmıyor, “düşün bakalım” diye dürtüyor. Yazarın dili biraz
Abanoz KuleJohn Fowles · Ayrıntı Yayınları · 2008196 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
10/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2026 33. kitabı
#kitabiistan_ Yanlış Bilinen Psikoloji / Lukas Maher Bir zamanlar yalnızca uzmanların kullandığı travma,toksik ilişkiler,içimizdeki çocuk,öz şefkat gibi kavramların bugün gündelik konuşmalarımızın içine kadar sızmış olması ilk bakışta umut verici ve duygularımızı daha açık ifade edebilmemiz açısından da kuşkusuz çok önemli değil mi? Ancakkk yazar, tam da bu noktada bilimsel temeli olan psikoloji kavramlarının popüler kültürün içinde dolaştıkça çoğu zaman anlamını kaybedip basitleştirildiğine ve birkaç kolay “iyileşme reçetesine” indirgendiğine dikkatimizi çekiyor. Bu basite indirgeme durumlarından dolayı,gerçekten yardıma ihtiyaç duyan pek çok insan,bilimsel yöntemlerden uzaklaşıp hızlı çözümler vaat eden yaşam koçlarının,alternatif şifacıların ya da mucizevi “şifa” söylemlerinin peşine düşüyor. Yazar Lukas Maher Psikolojiye dair yanlış bilinenleri tüm doğruları uzmanlığıyla bizlerle paylaşıyor. Özellikle psikoterapinin çoğu kişinin sandığı gibi terapi koltuğunda uzanıp çocukluğumuzu anlatmaktan ibaret olmadığını,antidepresanlara dair yanlış inanışları ve kişisel gelişim dünyasında romantize edilen sezgi, içindeki çocuk ya da herkesi memnun etme çabası gibi kavramları geniş bir perspektifle eleştirel ama son derece akıcı bir dille bizlere sohbet havasında anlatıyor. Sayfalar ilerledikçe hem yeni şeyler öğreniyor hem de yer yer gülümseyerek düşünmeye başlıyoruz. Çünkü yazar, mizahı elden bırakmadan ruh sağlığının bir moda akımı olarak görülmesinden çok mutlaka ciddiyetle ele alınması gereken bir alan olduğuna önemli vurgular yapıyor. Kişilik bozukluklarından yeme bozukluklarına,hatta çekim yasası gibi popüler iddialara kadar psikoloji dünyasına dair pek çok konu bilimsellik dili haricinde daha anlaşılır ve akıcı bir anlatımla kitapta yer alıyor. Canım hocam
Yanlış Bilinen PsikolojiLukas Maher · İrene Kitap · 202617 okunma
2/10
·208 syf.··
2026 8. kitabı
Bir senedir terapi alıyorum. Bu terapi süreci, içimde çoğu zaman aşamadığım, kabullenemediğim ve beni derinden etkileyen konuları kapsıyordu. Bu konuların en başında da ölüm kavramı geliyordu. Bir insanın canlılığını yitirmesi düşüncesi benim için çok korkutucuydu ve bunu bir türlü aşamıyordum. Bir senenin sonunda, rastgele girdiğim bir kitapçıda bu kitabı aldım. Kapağını beğendim; adını ve arka yazısını okumadım bile. Sadece çok popüler olduğunu, “en iyi romanlardan biri” olarak önerildiğini biliyordum. Bu kitabı doğru zamanda mı okudum, emin değilim. Ama şunu biliyorum: Bundan üç ay önce okusaydım muhtemelen okuyamazdım. Ağlamaktan okuyamazdım. Çünkü şimdi bile okurken içim daraldı. Gözlerim zaman zaman doldu. Bazen nefesimi tuttuğumu fark ettim; sanki nefes almadan okuyormuşum gibi hissettim. Belki çoğu insan yazdıklarımı çok saçma bulabilir. Belki sizler ölüm kavramıyla daha barışıksınızdır. Belki sizin için ölüm, doğum gibi hayatın doğal bir parçasıdır. Ama ben özellikle anne-baba kavramı ile ölümü yan yana getiremiyorum. Aşabilmiş miyim? Hayır. Tam olarak aşamadığımı da bu kitap sayesinde fark ettim. Olsun. Canım sağ olsun. Bazı yaralar tamamen iyileşmez; sadece kabuk bağlar. Biz de bazen o kabuğu farkında olmadan kanatırız. Biraz acıtırız, biraz darbe alırız, biraz daha morarır. Ne zaman iyileşir, bilmiyorum. Ama sanırım şimdi bu kitabı gözümün önünden kaldırıp biraz nefes almam gerekiyor. Eğer benim gibi ölüm temasına karşı hassassanız, bu kitabı okumanızı kesinlikle tavsiye etmiyorum. Ama mazoşistliği seviyorsanız… okuyabilirsiniz.
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,7bin okunma
Puan vermedi·360 syf.··
2026 16. kitabı
AÇLIK ATEŞİ KARGA KIZ SERİSİ II.KİTAP ERİK AXL SUND 360 SAYFA Karga Kız'ın Açlık Ateşiyle Yüzleşmeye Hazır Mısınız? GEÇMİŞ, İNSANIN PEŞİNİ ASLA BIRAKMAZ. Maceramız kaldığı yerden devam ediyor, üstelik daha da karmaşık bir hal alarak. Seri çocuk cinayetleri dosyası çözülememiş, katile bir adım bile yaklaşamamıştır Dedektif Jeannette Kihlberg. Fakat bu cinayetleri çözmek için yapılan araştırmalar bazı gerçekleri de ortaya çıkarmıştır. Çocuk istismarcıları, pedofiller, ensest suçlarla bağlantısı olan pek çok (son yıllarda dehşetle takip ettiğimiz o iğrenç adada yaşananlara benzer olaylar) isim gün yüzüne çıkmıştır. Gizemli katilimiz yine iş başındadır ve bu kez bu çirkin suçlara bulaşan isimler tek tek öldürülmeye başlar. Elbette yine katile ulaşmayı sağlayacak bir delil yoktur ortada. Çocuk cinayetlerinden el çektirilen Jeannette, bu yeni cinayetleri araştırmaya başlasa da el altından eski dosyası içinde araştırma yapmaya devam etmektedir. Her iki dosyanın da ucu Victoria Bergmam'a dayanıyor görünmektedir ama ortada büyük bir sorun vardır. Victoria'ya ya dair hiç bir somut kayda ulaşılamamaktadır. Sanki hiç yaşamamıştır Victoria. Oysa polise araştırmalarında destek olan psikolog Sofia Zeeterlund'in danışanıdır ve onlarca terapi seansları vardır doktorun ve hastasının. Cinayetler ve çözüme ulaşma çabaları sürerken bir yandan da Victoria'nın geçmişine, yaşadıklarına tanıklık ettik kitap boyunca. Yıllarca süren tacizler, tecavüzler (üstelik bu hayatta en güvenmesi gereken insanlar tarafından ona yaşatılanlar) , dışlanmalar ve şahit olduğu nice acı olay. Bir çocuğun ruhunun, bedeninin nasıl acımasızca paramparça edilişini okumak hayli zor ve yıpratıcı. ilk kitaba göre biraz daha durağan bir hikayeydi. Karakter sayısı arttı kitap boyunca ve ister istemez biraz
Açlık AteşiErik Axl Sund · Pegasus Yayınları · 2018157 okunma
Puan vermedi·216 syf.·
2026 6. kitabı
Merhabalar; Sahurdan sonra hafta sonu bolca okuma yapanlar derneğinin grup başkanı olarak,soğuk bir o kadar da fırtınalı bir İstanbul sabahından kocaman günaydın Dünya... Tesadüf olarak bir kitapçı da denk geldiğim Sevgili Caner Yaman'ın "İYİLEŞMEK"kitabını gördüm ve "İnsanı insan yaralar,yaralarını yine insan sarar." yazısı dikkatimi çekti. Arka kapakta bulunun bir yazı daha da dikkatimi çekti ve onu da sizinle paylaşmak istiyorum. "Çünkü ruhun şifası,senin yüreğindeki feryatları kendi yüreğinde duyabilenlerdedir ancak." Hayatımın en dip noktasında olduğum bir dönem de bana şifa olan güzel kitap.Yaralarımı açan her zaman başkasıydı ama şifayı ben yine kendi yolumda bulacaktım.Bana bu yolda eşlik eden kişisel gelişim kitapı "İYİLEŞMEK" Hayatlarımızdan bolca kesitlerini sunabildiğimiz ve göz ardı ettiğimiz bir çok şeyi okudum diyebilirim.Terapi tadında güzel bir eser olmuş.Kitabın sonunda bolca rahatlamış ve bir o kadar bakış açınızı değiştiğini görüceksiniz malum tecrübeyle sabit. Hayatıma içsel yolculuk yaptım ve yazarın yüreğime dokunan yazılarıyla bana pozitif bir bakış açısı kazandırdı.Dünya telaşından ya da insanlara verdiğimiz değerli vakitlerimizin sonucunda kendimizi İHMAL ettiğimizin farkına varıyoruz.Ruhumun şifası canım kitap. Akıcı dili ve kalbime dokunan kalemiyle bana iyileşme yolunda ışık tutan sevgili Caner Yaman'a ve İyileşme kitabıyla karşılaştığım kitapçıya sonsuz teşekkürler..... Bakış açınızı değiştirmek,kendinize vakit ayırmak ve hayatınıza bir yolculuk yapmak istiyorsanız bu kitap sizin için okuyun ve okutun lütfen... Mutlu Pazarlar...
İyileşmekCaner Yaman · İndigo · 20221,314 okunma