Melîke

Melîke
@terracottas
| âsude bir yaşam. | odamda beni kitaplarım bekler, bu yegâne tesellidir. | bir okuyucu binlerce hayat yaşar ölmeden önce.
︎Tarih Öğretmeni
Uludağ Üniversitesi- Tarih İstanbul Üniversitesi- Kültürel Miras ve Turizm
91 okur puanı
Aralık 2021 tarihinde katıldı
Pür İhtimam.
Gönül hanemizde yaşama pür ihtimamla sarıldığımız o nadide vakitler. Pür İhtimam Nilhan Osmanoğlu
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
İnsanın kendine verebileceği en kıymetli hediye, kuşkusuz kütüphanesine eklediği yeni bir soluk, yeni bir dünyadır. Yoğun bir günün ardından bir kitabın kapağını aralamak, aslında kendi iç dünyamıza doğru bir yolculuğa çıkmak demektir. Bu hafta kendime verdiğim bu üç hediye; •​Pür İhtimam – Nilhan Osmanoğlu ​Bu eser, modern dünyanın unutturduğu o ince ruhu, "zarafet" kavramını yeniden hayatımızın merkezine koymayı teklif ediyor. Nilhan Osmanoğlu, Osmanlı’nın köklü adab-ı muaşeret kültürünü bir protokol kuralı olarak değil, bir yaşam felsefesi olarak ele alıyor. İnsanın önce kendine, sonra çevresine ve en nihayetinde evrene karşı nasıl bir "ihtimam" göstermesi gerektiğini anlatırken; nezaketin aslında bir zayıflık değil, büyük bir asalet ve özgüven kaynağı olduğunu vurguluyor. Giyimden konuşma üslubuna, sofra adabından sosyal ilişkilere kadar hayatın her alanında incelikli bir duruş sergilemenin yollarını arayanlar için bir başucu kitabı niteliğinde. •​İffet-i Kalp: Hz. Meryem – Nuriye Çeleğen ​Nuriye Çeleğen, kalemini bu kez insanlık tarihinin en seçkin kadınlarından biri olan Hz. Meryem’in hayatına hasrediyor. Kitap "iffet" kavramının bedensel bir sınırın ötesinde, kalbi bir duruş olduğunu anlatan derinlikli bir tefekkür yolculuğu. Hz. Meryem’in mabetteki sessizliğini, tevekkülünü ve sarsılmaz teslimiyetini işleyen yazar, günümüz insanının gürültülü ve kirli dünyasında "kalp temizliğini" nasıl muhafaza edebileceğine dair manevi ipuçları veriyor. Ruhun derinliklerine hitap eden bu satırlar, okuyucuyu kendi kalbinin iffeti üzerine düşünmeye davet ediyor. •​Dil ve İşgal – Taha Kılınç ​Taha Kılınç, bu çalışmasında bir milletin küllerinden doğuşunda veya bir işgalin kalıcı hale gelmesinde "dilin" ne kadar stratejik bir güç olduğunu çarpıcı bir örnekle gözler önüne
1000k
​"Bir kitapla, bir şarkıyla, bir kahveyle ruh hâli düzelen insanlar kimseye yenilmezler; kendi ruhlarına bağlanabiliyorlardır, çünkü bu da bir öz bakımdır."
İçine sefer etmeyen, dünyayı dolaşsa ne? Kendini görmeyen, âlemi görse ne? Gören de O, gösteren de O. Sen görmeyi gözden mi sandın?
“Sanma herkes âleme insan gelir insan gider, enfüste mirâç etmeyen nâdân gelir nâdân gider.”