`black mirror` , modern toplumun karanlık yönlerini, teknolojinin etkilerini ve insan psikolojisini keşfeden bir antoloji dizisidir. her bölüm bağımsız bir hikâye anlatır.insan doğası, ahlak, toplum ve teknolojinin etkilerini sorgulayan, çoğu zaman karanlık ve düşündürücü hikayeler ama mükemmelle yakın etkililiyici ve istisnasız herkesin izlemesini öneririm . `` 1. sezon (2011)`` ``1. the national anthem ` /`ulusal marş` ingiltere prensesi kaçırılır ve kaçıran kişi, başbakan michael callow'dan ulusal televizyonda bir domuzla cinsel ilişkiye girmesini talep eder. hükümet ve halk arasında yaşanan kaos, medya etkisi ve ahlaki soruların işlendiği çarpıcı bir hikaye. `2`.`fifteen million merits`/`` 15 milyon değer` distopik bir dünyada, insanlar pedal çevirerek enerji üretir ve kazandıkları “kredi”lerle yaşamlarını sürdürür. bing adlı bir adam, aşık olduğu abi'nin bir yetenek yarışmasında ünlü olması için tüm birikimini harcar, ancak sistemin acımasız gerçekleriyle yüzleşir. `3. the entire history of you` /`tüm geçmişin` her anın kaydedildiği ve izlenebildiği bir teknolojiyle, insanlar geçmişlerini yeniden yaşayabilir. liam adlı bir adam, bu teknolojiyi kullanarak eşinin sadakatsiz olup olmadığını öğrenmeye çalışır ve saplantı haline getirir. ilişkilerde güvensizlik ve mahremiyet temaları ele alınır. `` 2. sezon (2013)`` `1. be right back `/ `hemen döneceğim` martha, sevgilisi ash'i bir kazada kaybeder. teknoloji sayesinde, ash'in sosyal medya ve mesajlarından oluşturulan bir yapay zeka versiyonunu kullanmaya başlar. bu “ash”, zamanla daha gerçekçi bir form alır, ancak martha'nın kaybıyla yüzleşmesi karmaşıklaşır. `2. white bear` / `beyaz ayı` bir kadın, hafızasını kaybetmiş şekilde bir dünyada uyanır ve sürekli kaçmak zorunda kalır. ancak hikaye, izleyiciyi şok
`quentin tarantino` amerikan sinemasının en özgün ve etkili yönetmenlerinden biridir. kendine has tarzı, genellikle şiddetli, keskin diyaloglar ve pop kültürüne göndermelerle tanınır. film anlatılarını sıklıkla doğrusal olmayan bir şekilde kurar ve türler arasında geçiş yaparak, klasik sinemaya modern bir bakış açısı getirir. tarantino'nun filmleri, şiddetin estetik bir araç olarak kullanılması ve diyalogların ön planda olduğu, anlatıma dayalı bir sinema tarzı ile tanınır. sinemaya olan sevgisi ve tarihi sinemaya olan derin bağlılığı, onu çağdaş sinemanın en önemli figürlerinden biri haline getirmiştir. `quentin tarantino`'nun sinemadaki etkisi, özellikle sinematografik anlatım biçimleri, şiddetli ve stilize edilmiş aksiyon sahneleri, karmaşık diyalogları ve pop kültürüne yönelik bolca göndermesiyle kendini gösterir. tarantino, klasik sinema türlerine özgün bir bakış açısı getiren ve onları harmanlayan bir yönetmendir. işte tarantino'nun film kariyerinin bazı önemli yönleri: `tarantino'nun sinemaya katkıları: 1-sinemanın türler arası sınırları kaldırması`: tarantino'nun filmleri, birden fazla türü aynı yapıda harmanlamasıyla tanınır. pulp fiction'daki suç, dram ve komedi karışımı, kill bill'deki dövüş sahneleri ve batı, samuray, intikam temaları gibi örnekler, sinemada türler arası geçişin ne kadar etkili bir şekilde yapılabileceğini gösterir. 2- diyaloglar ve karakter gelişimi: tarantino'nun filmlerindeki diyaloglar, çoğu zaman filmdeki karakterlerin kişiliklerini, hikayeyi ve dünyayı anlatmak için bir araç olarak kullanılır. pulp fiction ve reservoir dogsgibi filmlerde, diyaloglar sık sık bir tür görsel sinema dışı anlatıma dönüşür, izleyicinin karakterlerle bağ kurmasına ve filmle etkileşime girmesine olanak tanır. 3- zamanın yeniden şekillendirilmesi:
Reklam
Hataya neden bulaşıcan ki .. Hatayla zevke sığınır insan Ama yarara bulaşmak.. İrade gerektirir Gönül kilidi kırılması en zor isteğidir insanların Akan suyun tam tersine Bekler masum ruhlar Ne kadar zordur alıştığımız Durmasını isteriz Ama yeterliyizdir, ama Durmaz... Nedendir, bilirim biz aciz,sonu bekleriz Ama yaratılmaya devam ederiz 10 yaşındaki resmimiz, Ve şimdiki halimiz çok başka Ama bize sormadan Ne yazık bizlere
thermomix denen ucube aleti alma konusunda o kadar kararsız kaldım ki en son alma yönüne mi yatkındım yoksa tersine mi hiç bilemiyorum artık
NETİCE ve TARİHSELCİLİK...
(...) Tarihselcilik “tarih-üstülük” kavramına itiraz ederken çoğu zaman “tarih-üstü” ile “tarih-dışı”nı bilerek veya bilmeyerek karıştırır. Tarih-dışı okuma, Kur’ân ve Sünnet’i nüzûl vasatından, Nebevî tatbikten, Sahâbe anlayışından, icmâdan, mezhepten ve fıkıh usûlünden kopararak donmuş metinler hâlinde okumaktır. Böyle bir okuma zaten Ehl-i Sünnet’in ana yolu değildir. Ehl-i Sünnet, Kur’ân’ı Sünnet’ten, Sünnet’i sahâbeden, sahâbeyi icmâdan, icmâı mezhep ve usûlden koparmaz. O hâlde tarihselciliğin Ehl-i Sünnet’e yönelttiği “tarihi görmüyorsunuz” ithamı, hedefini şaşırmış bir ithamdır. Ehl-i Sünnet’e göre tarih, hüküm koyan değil, hükme muhatap olan sahadır. Tarihselcilik bu düzeni tersine çevirir. Onda tarih, metnin anlamını tayin eden üst çerçeve hâline gelir. Böylece Kur’ân artık tarihe hükmeden Allah Kelâmı değil, tarihî şartlar içinde anlaşılması ve bugüne “uygun” ilkeler hâlinde tercüme edilmesi gereken bir hitap malzemesi olur. -REHA KANSU, "Tarihselcilik ve İslâma Muhatap Anlayış", -IV. Sonuç-, besincidevre.org, 18 Haziran 2026-
İslam'da Tarihselcilik
TATBİK FİKRİNİN MUTLAK MODELİ, SÜNNET'TİR...
(...) Tatbik fikrinin mutlak modeli, Sünnet’tir. Kur’ân’a nisbetle Sünnet-Had'ıs “Mutlak Tatbik Fikri”dir. Yâni Allah Resûlü’nün bildirdiği, gösterdiği ve yaşattığı şey, Kur’ân’ın insan ve toplum hayatında nasıl tatbik edileceğinin mutlak örneğidir. Allah Resûlü, vahyi sadece tebliğ eden değil, vahyin nasıl anlaşılacağını, yaşanacağını, hükme bağlanacağını ve cemiyet hâline geleceğini gösteren merkezî hakikattir. Sahabe bu modele muhatap olmuş örnek ümmet kadrosudur; icmâ, bu mutlak tatbik yolunda ümmetin ittifak etmiş tatbik fikridir; kıyas ise bu ölçüler içinde yeni meselelere yönelme usûlüdür. Bu yüzden Sünnet’in tarih-üstülüğünü savunmak, onun tarihî gerçekliğini inkâr etmek değil, onun Kur’ân’a nisbetle “Mutlak Tatbik Fikri” olduğunu kabul etmektir. Tarihselcilik Sünnet’i “ilk tarihî tecrübe” olarak okuma eğilimindeyken, İslâm’a Muhatap Anlayış onu “mutlak tatbik örneği” olarak görür. Bu bakımdan tatbik fikri, “İslâm’ı çağa uydurmak” değildir. Tam tersine, çağın meselelerini İslâm’a muhatap kılmaktır. -REHA KANSU, "Tarihselcilik ve İslâma Muhatap Anlayış", -IV. İslam’a Muhatap Anlayış ve Tarihselciliğin Farkı-, besincidevre.org, 18 Haziran 2026-
Reklam
Reklam