Yılbaşı Kutlamayı Hafife Almayalım!!!
Hanefî fıkhının müteahhir dönem temsilcilerinden İbn Abidin, Reddü’l-Muhtâr adlı eserinde gayrimüslimlerin bayramlarıyla ilgili fiilleri niyet ve şiar kavramları çerçevesinde ele alır. Bezzâziyye’den naklen aktardığı hükme göre, bir Müslümanın gayrimüslimlerin bayram gününde, o günü tazim etme kastıyla bir hediye vermesi veya bu güne mahsus bir fiilde bulunması küfür olarak değerlendirilir. Zira bu tür davranışlar, onların dini inançlarına rıza izharı anlamına gelir. İbn Abidin, tazim kastı bulunmadığı durumlarda dahi, söz konusu fiillerin mekruh sayıldığını belirtir. Bunun gerekçesi, bu davranışların gayrimüslimlerin dini şiarlarına benzemeyi (teşebbüh) içermesi ve Müslümanın kimlik bilincini zedeleme potansiyeli taşımasıdır. Bu bağlamda Hanef fıkhında yerleşik bir kaide olan “er-rıza bi’l-kufr kufr” (küfre rıza küfürdür) prensibi, meselenin teorik temelini oluşturur. Sonuç olarak İbn Abidin’e göre, gayrimüslimlerin bayramlarına yönelik fiiller sadece zahiri bir muamele olarak değil, iman–küfür sınırını ilgilendiren bir mesele olarak değerlendirilmelidir. Mü’minin görevi, açık haramların yanı sıra, kalbi rıza ve teşebbüh ihtimali barındıran davranışlardan da sakınarak iman hassasiyetini muhafaza etmektir.
1000Kitap
➡️ *Caminin içinden geçmek...* 📆 (Osman Ünlü Hocanın 13.10.2025 tarihli yazısı) *Sünnet iki kısımdır* *Sual: Peygamber Efendimizin yaptığı, bildirdiği sünnetlerin hepsinin hükmü hep aynı mıdır?* *Cevap:* Bu konuda Hadîkat-ün-nediyye kitabında buyuruluyor ki: "Sünnet iki türlüdür: Sünnet-i hüdâ ve sünnet-i zevâid. Sünnet-i hüdâ; camide itikaf etmek, ezan, ikamet okumak, cemaat ile namaz kılmak gibidir. Bunlar, İslam dininin şiârıdır. Bu ümmete mahsusturlar. Çocukların sünnet edilmelerinin de böyle olduğu, İbni Âbidînde yazılıdır. Beş vakit namazdan üçünün revâtib, yani müekked sünnetleri de böyledir. Sünnet-i zevâid; Resûlullah Efendimizin giyim, yemek, içmek, oturmak, barınmak, yatmak ve yürümekteki âdetleri ve iyi işlere sağdan başlamak, sağ el ile yiyip içmek gibidir.” *Sual: Cuma günü kabirde azap görenlerin azabı durdurulur mu?* *Cevap:* Allahü teâlâ, cuma gününü Müslümanlara mahsus kılmıştır. Cuma günü, ruhlar toplanır ve birbirleri ile tanışırlar. Kabirler ziyaret edilir. Bugün kabir azapları durdurulur. Bazı âlimlere göre, müminin azabı artık başlamaz. Kâfirin cuma ve ramazanda yapılmamak üzere, kıyamete kadar sürer. Bugün ve gecesinde ölen müminler kabir azabı hiç görmez. Cehennem, cuma günü çok sıcak olmaz. Âdem aleyhisselam cuma günü yaratıldı. Cuma günü, cennetten çıkarıldı. Cennettekiler, Allahü teâlâyı cuma günleri göreceklerdir. *Sual: Erkeklerin saçını ve sakalını boyamasında dinen bir mahzur var mıdır?* *Cevap:* Erkeklerin saçını sakalını siyahtan başka renge boyaması caizdir. Siyaha boyamaya da caiz diyen âlimler oldu. Erkeklerin elini ayağını, tırnağını boyaması caiz değildir. Çünkü kadınlara benzemek olur. Kadınların, yabancı erkeklere göstermemek şartı ile ve abdestte, gusülde yıkamaya mâni olmayan boya ile boyamaları caizdir. *Sual:
Din
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Teşebbüh
“Şekli (farklılıkları) önemsemeyen toplulukların ne çocukları ne de avamı, başkalarına benzemekten asla kurtulamaz. Hz. Huzeyfe şöyle buyurmuştur: ‘Ahlâk ahlâka benzemedikçe, kılık kılığa benzemez.’ Hz. İbn Mesud ise şöyle demiştir: ‘Kalp kalbe benzemedikçe, kalıp kalıba benzemez.’”
Teşebbüh
“Ne ile aynı, ne ile gayrıyız meselesi, varoluşumuzu belirler. Nice medeniyetin yok oluşu, kendisine yabancı olanla aynılaşmaya çalışmasından kaynaklanmıştır. Eğer ayrışmak gerekmeseydi, Rabbimiz Âhirzaman Nebî’sini gönderir miydi?”
Teşebbüh
“Batı, insan figüründe uzun boylu ve fiziken düzgün bir tipi seçerken, Doğu ise tersini tercih etmiştir; böylece insanın erdemi ön plana çıksın.”
Teşebbüh
“Hakk ve Bâtıl birbirine benzemediği gibi, Hakk’ı merkeze alan medeniyet ile Bâtıl’ı merkeze alan medeniyet de birbirine benzemez.”