“Kur’an (dedi) tanrının niteliklerinden biridir, tıpkı O’nun dillerde gezen takvası gibi; bir kitaba geçirilmiş, dile getirilmiş, yürekte anılmıştır, o dil, o harfler, o yazı insan elinden çıkmadır ama Kur’an ele-geçmezdir ve öncesiz-sonrasızdır.”
“ Uzun uzun daldıktan sonra Tanrı’nın bütün gizlerin anahtarını elinde tuttuğunu, yeryüzünde O’nun Kitabına geçmemiş bir tek bahar ve güz ürünü bulunmadığını söyledi. Bu sözcükler Kur’an’ın birinci bölümünde yer almaktadır; çevreden bir hoşnutluk mırıltısı yükseldi.”
“Ebülkasım, Sin (Çin) imparatorluğunun kapılarına vardığını söylerdi; hasımlarıysa, kin duygusundan kaynaklanan o anlaşılmaz us yürütüş biçimiyle onun Çin’e adım atmadığına ama o ülkenin topraklarında Allah’ın adına kara çaldığına yemin ederlerdi. Toplantı uzun sürecekti belli; Averroes, Tahafut’u yazmaya başladı kaldığı yerden. O akşamın alacakaranlığına kadar çalıştı.”