Tesla cins bir adamdı. Waldorf'da tek başına yaşayan, yaşı belirsiz bir gulyabani: Mikroplardan ödü patlayan, akla gelebilecek her türlü fobiye saplanmış, aşırı duyarlılık nöbetleriyle çıldıracak hale gelen biriydi.
Bunların hiç birisi şaka değil. 'Komplo' hiç değil. Daha fazla gerçekleşmemesi için son demlerdeyiz. Harekete geçmek için çok geç kalıyoruz. 'Dünyayı Geride Bırak Filmi'nde gelecekte yaşanılacaklar anlatılıyor. Bir ülkenin işgali, iletişimin kesilmesiyle başlayan kaos, kıtlık, iç savaş siber saldırı. Filmin danışmanları Barack Obama ailesi. Yani ABD eski Başkanı. Frekans silahlarıyla insanlar hayvanlar etkileniyor. Filmde Tesla'nın Elektrikli insansız arabaları hacklenerek kontrolü sağlanarak planlı kazalar ve otoyollar kilitlenerek kullanılmaz hale geliyor. Film 2023 ABD yapımı. Kıyamet senaryosu kurgusu olarak hazırlanmış. Film 8 Aralık 2023 tarihinde Netflix platformunda gösterime girmiştir. Yer altı sığınaklarından bahsedilen filmde, geyik sürülerinin frekanslardan etkilenerek koşuşturması var. Yanlış bilgi aktarımı da broşürlerle yapılıyor. Teknoloji silah olarak kullanılıyor.
Bazı kücük zihinli ve kıskanç karakterli kişilerin çabalarımı engel leme girisimlerine izin vermeye hiç niyetim olmadığını belirtmeliyim. Bu insanlar benim nezdimde iğrenç bir hastalığın mikroplarından ibarettirler. Projelerim sadece doğa kanunlarıyla ve dünya henüz bunlara hazır olmadığı için engellendi. Hepsi zamanının çok ötesindeydi fakat aynı kanunlar er ya da geç etkili olacak ve zaferi mutlaka getirecektir.
Edison üstümü başımı elleriyle yokladıktan sonra, "Tesla'nın kilosu 75,5." dedi ve haklı çıktı. Çıplak tartıldığımda kilom 71 geliyordu ve hâlâ da öyledir. Bay Johnson'a yaklaşıp fısıldayarak sordum:
"Edison benim kilomu nasıl bu kadar doğru tahmin edebildi?"
"Şey," dedi kısık sesle. "Sana söylerim ama aramızda kalsın. Uzun zaman önce Chicago'daki bir mezbahada çalışıyordu ve her gün binlerce domuzu tartıyordu. Bu yüzden anlıyor."
Einstein’ın da dediği gibi: “Merakın var olmak için kendi nedenleri vardır. Sonsuzluğun, hayatın, gerçekliğin hayret verici yapısının gizemleri düşünüldüğünde şaşkına dönmemek elde değil. Bu gizemi her gün biraz olsun kavramaya çalışmak yeterlidir. O kutsal merakı asla kaybetmemeli.