Bir şehir…
Bir kadın…
Bir mektup…
Ve bir inciye gizlenmiş sır.
Paris…
Ama bildiğimiz Paris değil.
Kalbin haritasına çizilmiş bir şehir.
Kırık mektupların, susturulmuş seslerin, kayıp çocukların ve bir inciye gizlenmiş sırların Paris’i.
Paris, 1776.
Genevieve, annesinden kalan kolyeyi kaybettiğinde, hayatının da yönünü kaybedeceğini bilmiyordu.
Alain, onun karşısına çıktığında zaman durdu.
Ama aşk, sadece kalple değil; cesaretle, direnişle ve kayıplarla yazılır.
Henri’nin gölgesi, her satıra sızıyor.
Bir tehdit, bir ayrılık, bir kaçış…
Ve sonra, Normandiya’da kurulan kırılgan bir huzur.
Ama huzur uzun sürmez.
Çocukları kaybolur.
Ve o gün, Genevieve’in kalbi bir daha aynı atmaz.
Paris, 1804.
Louis, babasının gölgesinde büyümüş bir genç adam.
Amcası Alain’in son isteğiyle, geçmişin izini sürmeye başlar.
Bir inciyi, bir kadına ulaştırmak…
Ama bu yolculuk, sadece bir teslimat değil.
Bu, bir kimlik arayışı.
Bir aşkın yeniden doğuşu.
Ve bir şehrin kalbinde saklı olan sırların açığa çıkışı.