Teslime Defne Yıldız

Teslime Defne Yıldız
@teslimedefneyildiz
PAU-İngiliz Dili ve Edebiyatı TKNÜ- İngiliz Dili ve Edebiyatı (MA) Ars longa, vita bravis.
İki bin yıl nedir ki?
Ölmek üzere olan bir kahramanın bile, gözlerini kapamadan önce, arkamdan insanlar benim için ne diyecek acaba, diye düşünmek hakkıdır. Ünü belki de iki bin yıl kadar sürerdi. İyi ama iki bin yıl nedir ki? Gerçekten de bir dağ tepesinden aşağı, çağların sonsuz bozkırlarına şöyle bir bakarsanız, bu iki bin yılın ne değeri olurdu ki? Ayakkabınızın ucuyla vurup fırlattığınız taş parçası bile Shakespeare’den çok yaşayacak.
İletişim Yayınları (pdf)·Kitabı okudu
Düşünce
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Yalınlık sevindirir, rahatlatır, yaşatır.
Hep susardı. Demek biliyordu. Hem de öğretilmeden biliyordu. O yalınlığıyla zeki insanların yanlış anladığı şeylerin doğrusunu görüyordu. Ondaki o düşünce dürüstlüğü ve kesinliği de dimdik düşen bir taş gibi, kusursuzca konan bir kuş gibi doğruca istediği yeri buluyor; ruhu bu nedenle kendiliğinden, bir şahin gibi süzülüp inerek gerçeği kavrıyordu — belki de insanı boş yere sevindiren, rahatlatan, yaşatan da buydu.
İletişim Yayınları (pdf)·Kitabı okudu
İnsan ve Duygular
9/10
·112 syf.·
Beğendi
·
21 günde okudu
·
2021 13. kitabı
Gabriel Garcia Marquez
7.4/10 · 95,5bin okunma
Her mutluluk yaşatan eylem doğrudur diyemeyiz. Hazlarımızı ancak bilgi ışığında kontrol edebiliriz. Acıdan kaçtığımız her eylemi yoluna koymaya çalışmak dipsiz bir kuyuya adım atmaktan farksızdır. Bundan dolayı salt mutluluk peşinde koşmak yerine, bilgi için hareket halinde olmalıyız. Ruh dinginliğimizin dengesini bu şekilde oluşturabiliriz.
Düşünce
10/10
·110 syf.··
Beğendi
·
2021 12. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2021 13:20
Camus'nun sade bir anlatımda vurgulayıcı söylemlerde bulunduğu Yabancı kitabında bir insanı yapan şey nedir, bir kişi insanlığını nasıl sergiler ve toplumun buna getirdiği tepki üzerine kişinin kopuşu yani yabancılaşması ele alınmıştır. Kitabın ilk yarısında kitabın kahramanı Meursault hakkında "Bu nasıl bir adam, hiçbir şey umrunda değil. Hayat telaşı bir tek sigara içmek ve alkol almak sanırım. Üstelik diyaloglarında yarım ağız cevaplar veriyor, her şeye kayıtsız." diyordum. Fakat daha derin bakmaya başladığımda farklı görmeye başladım. Annesinin ölüm haberi üzerine defin işlemleri için patronundan iki günlük izin almaya gittiğinde patronuyla arasındaki diyalogta patronu gönülsüz bir şekilde izin verir, bunun üzerine de Meursault, "Üzgünüm efendim ama bu benim hatam değil ki." diye fikrini belirtir. Sadece bu kısa diyalogta Camus'nun ince ironisine şahit oldum. Patron için vakit nakittir ve modern olarak adlandırdığımız dünyada ölüm haberi patronların zamanından kısan bir şeydir ve rahatsız edicidir fakat karakterin de dediği gibi bu bir hata değildir. Defin işlerimden sonraki gün Meursault şehre geri döner ve Marie adında bir kadınla hoş vakitler geçirir, sinemaya gider. Toplumun yazılı olmayan kurallarına göre bu kabul edilemez bir şey çünkü annesinin yasını tutacağına eğleniyor. Bizim toplumumuzda da "Daha kırkı çıkmadı ne bu taşkınlık!" gibi sözleri duymaya alışık olduğumuz cinsten hani. Duygularımızın çoğunun kendimiz tarafından mı yoksa başkalarının belirli bir durumda belirli duyguları sergileme beklentileri tarafından mı yaratıldığı sorusunu Camus gündeme getirir. Zaten bu iş öyle bir hâl alıyor ki kitabın ikinci bölümünde karakter işlediği bir suç üzerine mahkemede yargılanırken bu durum ona karşı çarpıtılıyor ve olay başka bir boyuta sürükleniyor. İkinci
İnsan ve Toplum
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2020137,4bin okunma