Sonunda hüngür hüngür ağladığım bir kitaptı ... Zehra'nın babasının cenazesi üzerinde pişmanlığı, babanın çok istese de kızına bir kez sarılamadan hayata göç etmiş olması okudukça kalbi sızlatıyor
"Yeryüzünde adı deliye, akılsıza, avanağa çıkmış olanlardan daha mutlu biri var mıdır? "
Gelgelelim, çokları bilgeliğe baş keserler de deliliği yerden yere çalarlar.
Peki ama bilgelik de nedir ?
Deliliğin kavanoza konmuş bir biçimi değil mi ?