Şeriat her zaman akla uygun hükümler getirmemiştir. Çünkü insan aklı, kendi nefsi ile ilgili kararlarda dahi çoğunlukla isabet etmez. Pişmanlıklar yaşar. Hali bu olan ve hayatın cüz’i meselelerinde dahi hakka isabet oranı düşük olan aklın; tüm insanlığı ilgilendiren hükümlerde hakim konumuna konması, akıl tutulmasından başka bir şey değildir.
Allah Rasûlünden kalan mirasla yetinmeyen ve Aristo’nun mantığına, Yunan’ın felsefesine yönelenler hüsrana uğradıkları gibi, başlattıkları kötü sünnet, çağların sapmasına neden oldu.