📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Aşağıdaki alıntı beni rahatsız etti açıkçası. Çünkü dinimizde ahiret inancı diye bir şey var. Sadece hastayı teselli etmek için mi yoksa gerçekten öyle inandığı için mi ölünce yok olacağız, sonrası yok gibi bir şey söylemiş, merak ettim doğrusu?
Ölünce nereye gideceğiz acaba?
— Geldiğimiz yere.
— Geldiğimiz yere mi? Biz nereden geldik ki?
— Otuz dört yıl önce neredeydiniz?
— Otuz dört yıl önce ben yoktum ki!
— îyi ya, bir süre var olup sonra tekrar yok olacağız. Hepimiz ölümden sonra nereye gideceğimizi merak ediyoruz, ama daha Önce neredeydik, neydik, bunu merak eden yok. Doğmadan önceki halimize geri döneceğiz. Orada ne üzüntü, ne sıkıntı, ne korku var. Doğmadan önceki halinizden korkuyor musunuz?
— Neden korkacakmışım, o zaman ben yoktum.
— Güzel, demek ki sonrasından da korkmamız için bir sebep yok, çünkü yine aynı yere gideceğiz?.
Kitap bir nevi öğüt kitabı.
Önce nefsimizin zaaflarını, ruhumuzun hastalıklarını söylüyor. Sonra 'çare' başlığı altında ne yapmamız gerektiğini söylüyor. Ayet ve hadislerden, büyük alimlerin sözlerinden de faydalanılmıș. Bir örnek vereyim:
Allah'ın affetmesini dileyerek ve Allah'ın rahmetini umarak günah işlemeye devam etmek de nefsin bir hastalığıdır. Bu ruh halinden kurtulmanın çaresi şudur:Kul iyi bilmeli ki Allah ancak günahında ısrar etmeyeni bağışlar. Ebu Hafs şöyle demiştir:Günahta ısrar Allah Teala'nın kudretine aldırış etmeme anlamına gelir.