analitik düşüncenin, yani bıçağın yaşam deneyine uygulanması süreci sırasında hep bazı şeyler ölecektir. bu, her şeyden önce sanatta çok net görülebilir. mark twain’in deneyini anımsayalım; mississippi nehri’nde seyretmek için gereken analitik bilgiyi edindikten sonra nehrin güzelliğini yitirdiğini görmüştür. bir şeyler hep ölmüştür. ama sanatta daha az farkına varılan şey ise bir şeylerin de hep yaratıldığıdır.
bir şeyin var olmaması için ne yapması gerekir? yer çekimi yasası, var olmaması için gerekli tüm testlerden geçmiştir. var olmamayla ilgili bir tek özellik düşünemezsiniz ki yerçekimi yasası buna sahip olmasın. ya da, var olmayla ilgili bir tek bilimsel özelliği de yoktur. o halde, onun varlığına inanmak hala bir ‘sağduyu’ meselesinden ibarettir.