Swann artık eski Swann değildi. Artık kimse kendisinden bir kadınla tanıştırılmayı rica eden mektuplar almıyordu. Artık hiçbir kadınla ilgilenmiyor, kadınlarla tanışılan yerlere gitmekten kaçınıyordu. Restoranlarda, şehir dışındaki yerlerde
Swann’ın davranışları daha birkaç gün önceki en tipik ve hiç değişmeyecekmiş gibi görünen davranışlarının tam tersiydi. Çünkü tutku tıpkı içimizdeki geçici ve farklı bir kişilik gibi diğer kişiliğin yerini alır ve onun daha önce kendini ifade etmekte kullandığı değişmez işaretleri yürürlükten kaldırıverir.
Ara sıra bizi yalayıp geçen bu şiddetli heyecan rüzgârı, aşkın oluşturulma yöntemleri, kutsal hastalığın yayılma biçimleri arasında en etkili olanlarından biridir. Bu durumda ok yaydan çıkar, o sırada birlikte olmaktan hoşlandığımız kişi kimse, âşık olacağımız kişi de odur. Bu kişiyi o âna kadar başkalarından fazla, hatta onlar kadar beğenmiş olmamız bile gerekmez. Önemli olan, o insana düşkünlüğümüzün başka herkesi dışlamasıdır
Dünya kurulduğundan beri insanların göze aldığı zihinsel çabaların ve bol keseden savurdukları kibirli yalanların dörtte üçü, kendilerinden daha aşağı seviyede bulunan kişiler uğruna harcanmıştır ve aslında kendilerini küçültmekten
başka işe de yaramamıştır.